Salome – Oscar Wilde
| Tür: | Roman, Oyun |
| Yazar: | Oscar Wilde |
| Yayınlanma Tarihi: | 2022 |
| Yayınevi: | Scala Yayıncılık |
| ISBN: | 9786057110169 |
Karakterler
Salome: Tutkulu, takıntılı ve sınır tanımayan bir arzunun simgesidir. İstediği şeye ulaşmak için gücünü ve bedenini bir araç olarak kullanır. Reddedildikçe arzusu derinleşir ve sonunda yıkıcı bir hal alır. Masumiyet ile vahşet arasındaki çizgiyi bilinçli biçimde aşar.
Iokanaan (Yahya Peygamber): Mutlak inanç, ahlak ve manevi otoriteyi temsil eder. Dünyasal arzulara ve iktidara tamamen kapalıdır. Sert, uzlaşmaz ve ödünsüzdür. Salomé’nin arzusunu reddetmesi, onun trajik kaderini tetikleyen temel unsurdur.
Kral Herod Antipas: korkak, kararsız ve içgüdülerinin esiri bir yöneticidir. Doğaüstü işaretlerden korkar, kehanetlere inanır ama aynı zamanda Salomé’ye karşı bastırılmış bir arzu taşır. Verdiği sözü tutmak zorunda kalışı, onun zayıf iktidarını açığa çıkarır.
Kraliçe Herodias: gururlu, sert ve intikamcıdır. Iokanaan’ın kendisini suçlamasından nefret eder ve onun ölümünü ister. Salome’nin talebini destekleyerek ahlai değil, siyasi ve kişisel bir tavır sergiler.
Narraboth (Suriyeli): Romantik, duygusal ve kırılgan bir karakterdir. Salomé’ye duyduğu karşılıksız aşk onu çaresizliğe sürükler. Tutkuyla baş edememesi, oyunun ilk trajik kırılma anlarından birini oluşturur.
Konusu
Arzu, iktidar ve saplantının insanı nasıl yıkıma sürüklediğini anlatan tek perdelik trajik bir oyundur. Oscar Wilde, Salome’nin peygamber Iokanaan’a duyduğu karşılıksız ve takıntılı arzuyu merkeze alarak, bastırılmış isteklerin şiddete dönüşmesini sahneler. Eser, ahlak, din ve güç ilişkilerini karanlık bir atmosfer içinde sorgular.
Salome Özeti
Oscar Wilde’ın tek perdelik oyunu Salome, Yahudiye’de Kral Herod Antipas’ın sarayında bir gecede geçer. Sarayın terasında askerler nöbettedir. Genç subay Narraboth (Suriyeli) Prenses Salome’ye takıntılı bir hayranlık besler. Sarayın altındaki sarnıçta hapsedilen peygamber Iokanaan (Yahya Peygamber/John the Baptist) sürekli vaaz verir. Özellikle Kraliçe Herodias’ı sert biçimde suçlaması sarayda gerilimi artırır. Salome, üvey babası Herod’un rahatsız edici bakışlarından bunalarak dışarı çıkar ve sarnıçtan gelen sesi merak eder. Askerlerin yasağına rağmen Narraboth’u ikna ederek Iokanaan’ı yukarı çıkarttırır.
Salomé, Iokanaan’ı gördüğü anda ona güçlü bir arzu duyar. Onu övmeye, bedenine ve özellikle dudaklarına dair saplantılı sözler söylemeye başlar. Iokanaan ise onu günahkar bulur, sert biçimde reddeder ve Tanrı’dan söz etmeyi sürdürür. Bu reddediliş Salome’nin takıntısını daha da büyütür. Narraboth bu sahneye dayanamaz ve kendini öldürür.
Bir süre sonra Herod, Herodias ve saray erkanı terasta görünür. Herod hem Iokanaan’dan korkar hem de Salome’ye karşı bastırılmamış bir istek taşır. Herodias ise Herod’un Salomé’ye bakmasından rahatsız olur ve Iokanaan’ın susturulmasını ister. Bu bölümde Yahudiler arasında dini tartışmalar, mucizelere dair konuşmalar ve yaklaşan felaket kehanetleri oyunun atmosferini daha da karartır.
Herod, Salome’den dans etmesini ister. Salome önce reddeder. Herod “ne istersen vereceğim” diye yemin edince Salome kabul eder ve ünlü Yedi Tül Dansını yapar. Dansın ardından Herod sözünü tutmak zorunda kalır. Salome ise ödül olarak, dehşet verici bir kesinlikle, Iokanaan’ın başını gümüş bir tepsi içinde ister. Herod şok olur, ona mücevherler, zümrütler, tavus kuşları, hatta krallığının yarısı gibi alternatifler teklif ederek vazgeçirmeye çalışır ama Salome ısrar eder. Herodias, Salome’nin talebinden memnundur ve geri adım atmasını istemez. Sonunda Herod, verdiği yemin yüzünden cellada emri verir.
Cellat sarnıca iner. Salome beklerken giderek daha sabırsız ve saplantılı bir hâle gelir. Iokanaan’ın kesik başı tepsiyle getirildiğinde Salome, sanki o yaşıyormuş gibi başa uzun bir tirat söyler. Onu sevdiğini, ama reddedildiğini anlatır ve sonunda başın dudaklarını öper. Bu sahne Herod’u dehşete düşürür, Salome’nin sınırı aşan tutkusunu uğursuz ve dayanılmaz bulur. Herod, askerlerine “Bu kadını öldürün!” diye emir verir ve askerler Salome’yi kalkanlarının altında ezerek öldürür ve oyun karanlık bir finalle biter.
Salome – Kitap Açıklaması
HERODIAS
Sizin hakkınızda ne dediğini duyuyor musunuz? Solucanlar tarafından yeneceğini söylüyor.
HEROD
Benim hakkımda konuşmuyor. Asla bana karşı konuşmaz. Konuştuğu, Kapadokya Kralı; benim düşmanım olan Kapadokya Kralı. Solucanlar tarafından yenecek olan o. Ben değilim. Asla bana karşı konuşmaz bu kahin, kardeşimin karısını karım yapmakla işlediğim günah hariç. Haklı olabilir. Zira, gerçekten sen kısırsın.
HERODIAS
Ben kısırım, öyle mi? Bunu siz söylüyorsunuz, her zaman kızıma bakan siz, zevkiniz için dans etmesini istediğiniz siz? Aptal gibi konuşuyorsunuz. Bir çocuk doğurdum. Sizin çocuğunuz yok, hayır, kölelerinizin birinden bile. Kısır olan sizsiniz ben değil.
HEROD
Sus kadın! Sana kısır olduğunu söylüyorum. Bana çocuk doğurmadın ve kahin evliliğimizin gerçek bir evlilik olmadığını söylüyor. Evliliğimizin bir ensest evliliği, günahkar bir evlilik oldğunu söylüyor… Korkarım haklı; eminim haklı. Ama şimdi bunları konuşmanın zamanı değil. Bu anda mutlu olacağım. Gerçekten mutluyum. Eksiğim yok.
HERODIAS
Bu akşam eğleniyor olmanıza memnunum. Adetiniz değildir. Ama geç oldu. Unutmayın ki gün doğarken ava çıkacağız. Sezar’ın elçilerine itibar gösterilmeli, değil mi?
(Tanıtım Bülteninden)



