Telefon Melefon Yok – Şermin Yaşar
| Tür: | Roman |
| Yazar: | Şermin Yaşar |
| Yayınlanma Tarihi: | 2025 |
| Yayınevi: | Kronik Kitap |
| ISBN: | 9786259621012 |
Karakterler
Berk: Hikâyenin merkezindeki çocuklardan biridir. Telefonla vakit geçirmeyi çok seven Berk, yaşanan olaylar sayesinde teknolojiye bakışını sorgular.
Ali, Can ve İpek: Berk’in kuzenleri. Onlar da Berk gibi telefonla fazlasıyla iç içedir ve yaşanan sıra dışı olaydan doğrudan etkilenirler.
Sıtkı Sıyrıldı (Koca Dede): Ailenin en yaşlı üyesi. Görünürde saf ve sessiz gibi dursa da olayların merkezinde yer alan, çocuklara önemli bir ders veren kişidir.
Anne, Baba, Hala, Enişte ve Diğer Aile Üyeleri: Çocukların telefon bağımlılığına çoğu zaman göz yuman, olaylar ilerledikçe durumun ciddiyetini fark eden yetişkinlerdir.
Bebek (Torunun Torunu): Hikâyede yaşanan telaşın artmasına sebep olan, olayların düğüm noktasında yer alan karakterdir.
Konusu
Telefon Melefon Yok!, telefon ve teknoloji bağımlılığını çocukların dünyasından ele alan eğlenceli ve düşündürücü bir hikâyedir. Kitap, kontrolsüz telefon kullanımının aile ilişkilerini, iletişimi ve günlük yaşamı nasıl etkilediğini mizahi bir dille anlatırken; aklı kullanmanın, birlikte vakit geçirmenin ve gerçek hayatın değerini vurgular.
Telefon Melefon Yok Özeti
Berk ve ailesi, ağustos ayında hem koca dedeleri Sıtkı Sıyrıldı’nın 98. yaş gününü kutlamak hem de kuzenlerinin bebeğinin kırk uçurmasını yapmak için babaannelerinin evinde bir araya gelir. Ev kalabalık, ortam neşelidir. Ancak çocuklar için asıl önemli olan, bebek sayesinde büyüklerin ilgisinin dağılması ve rahatça telefonlarıyla oynayabilmeleridir.
Doğum günü pastası kesilirken çocuklar gözlerini telefonlarından ayırmaz. Bu duruma sinirlenen büyük halaları “Telefon elinize yapışsın!” diye söylenir. Koca dede de bu sözü dilek gibi tekrarlar. Kısa bir süre sonra ise tuhaf bir şey olur: telefonlar gerçekten de çocukların sağ ellerine yapışır.
Önce aile büyükleri, ardından doktorlar devreye girer ama kimse çocukların ellerindeki telefonları çıkaramaz. Bayram öncesi olduğu için herkes “bayramdan sonra bakarız” deyince aile çaresizce evine döner. Çocuklar tek elle yaşamaya çalışırken hem zorlanır hem de evde büyük karmaşalara sebep olurlar.
Tam bu sırada koca dedenin kaybolduğu haberi gelir. Telefonlarının şarjı biten çocuklar, dedelerini bulmak için çabalar ama bu sırada bebeğin de kaybolduğu anlaşılır. Evde panik büyürken koca dede, bebeği kucağında getirir. Meğer balkonda oturmuş, uyanan bebeği de alıp orada tekrar uyutmuştur.
Berk, bu olaydan sonra bir fikir bulur: Koca dedeye yeniden doğum günü yapıp yeni bir dilek diletmek. Aile tekrar pasta başında toplanır. Koca dede bu kez çocukların ellerindeki telefonların düşmesini diler ve telefonlar tek tek yere düşer. Ardından koca dede gerçeği açıklar: Telefonlara çam sakızı sürerek çocuklara ders vermek istemiştir.
Çocuklar yaşadıklarından ders alır; telefonlarını tamamen bırakmak değil, kontrollü kullanmak gerektiğini öğrenirler. Aile hep birlikte keyifli bir bayram geçirir. Bayram harçlıklarını birleştirerek koca dedelerine bir telefon alırlar. Koca dede telefondan komik videolar izler, masalları bile telefondan açar. Böylece çocuklar, teknolojinin tamamen kötü olmadığını ama dozunda kullanıldığında anlamlı olduğunu fark eder.
Telefon Melefon Yok – Kitap Açıklaması
Şermin Yaşar’dan hem çocukları hem de yetişkinleri güldürürken düşündüren yepyeni bir hikâye!
Berk, telefonunu bir an bile elinden bırakmak istemeyen bir çocuk. Annesi, babası, dedesi, babaannesi, halaları, amcaları, enişteleri… herkes ama herkes ondan aynı şeyi istiyor: “Artık bırak şu telefonu!” Derken, büyük bir doğum günü partisinde, tam da Koca Dede’nin 98. yaş gününde, olanlar oluyor: Telefonlar, Berk ve kuzenlerinin ellerine gerçekten yapışıyor!
Tornavidalar, yağlar, hastane yolları işe yaramıyor. Çünkü mesele sadece bir telefon değil.
Berk ve kuzenleri bu tuhaf durumdan kurtulmaya çalışırken, teknolojiyle kurdukları bağı, kendi alışkanlıklarını ve sorumluluklarını sorgulamak zorunda kalıyorlar.
Mizahın, absürtlüğün ve içtenliğin bir araya geldiği bu hikâyede Şermin Yaşar, çağımızın çocuklarını çok iyi tanıyan gözlem gücüyle yine harika bir iş çıkarıyor.



