Uzun Hikaye

Uzun Hikaye – Mustafa Kutlu

TürYazarYayınlanma Tarihi
HikayelerMustafa Kutlu2000
Karakterler

Ali: Münire’ye âşık olur ve birlikte kaçıp yakalanmamak için şehir şehir dolaşırlar.

Münire: Ali’nin karısıdır. İkinci çocuğuna hamileyken sancılanıp ölür.

Mustafa: Ali ve Münire’nin oğludur.

Konusu

Bulgar göçmen bir ailenin hikâyesini anlatan kitap, daha önce hiç yerleşmemiş olan ailenin yaşadığı zorlukları ele alıyor.

Uzun Hikâye Özeti

Ali Münire’ye aşık olur ama Münire’nin ailesi İstanbul’un belalı, sinema işleten bir ailesidir. Bu evliliğe izin vermeyeceklerini bildikleri için Ali ve Münire onlara evlilikten bahsetmez ve kaçarlar. Kaçarken sinemayı ateşe verirler. Münire’nin ailesi peşlerinden gelir. Ali ve Münire yakalanmamak için kasaba şehir, kasaba kasaba dolaşırlar. Trenin onları götürdüğü yer onların evidir. Mustafa adında bir oğulları vardır. Mustafa 6 yaşındayken evleri terk edilmiş bir vagon yaparlar. Ali okulda iş bulur, Münire ikinci çocuğuna hamiledir. Bir gün Münire acı içindedir. Ali eve geldiğinde Münire’yi hastaneye götürür ama Münire bebeğiyle birlikte ölür.

O günden sonra Mustafa ve Ali için yeniden tren seferleri başlar. Birkaç yer gezdikten sonra bir kasabaya yerleşirler. Burada Ali daktilosuyla vatandaşların dilekçelerini yazmaya başlar. Mustafa daha on beş yaşındadır. Ali kulübe yapmak istiyor ama belediyeyle çatışır, Ali’nin kulübesini yıkarlar. Mustafa’yı kaçırmakla tehdit ederler. Ali oğlu için şehri terk eder. Baba oğul yine yollara düşerler ve bir kasabaya yerleşirler ve bir kitapçı açarlar. Burada Mustafa savcının kızına âşık olur ama savcı tarafından hor görülür. Savcı Ali’yi tutuklatıyor ve onu hapisten uzak tutmak için elinden geleni yapıyor. Mustafa hem babasından hem de sevdiği kızdan kopmuştur, yalnız kalmıştır. Mustafa babasını son kez ziyarete gider, planını anlatır, ondan onay alır ve babasının daktilosunu alır. Babasına veda eder. Mustafa sevdiği kızı kaçırır ve tren yolculuğuna başlar.

Uzun Hikaye – Kitap Açıklaması

Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde. İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duruyor; ne yana, ne geriye taranmıyor, beni deli ediyordu.

Babam “İnatsın inat… İnatçı adamın saçı yatmaz. Dedene çekmişsin besbelli. Keşke annene benzeseydin” diyordu.

Keşke…

Annemin lepiska gibi yumuşacık, sarı saçları vardı. En çok o mavi gözlerini özlüyorum. “Benim oğlum okuyacak yüksek bir memur olacak” der, sonra da göz ucuyla babama bakardı. Sanki anlaşmışlar gibi babam da ona bakar, dudaklarında muzip bir gülümseme:

“Hıh… Biz okuduk bir şey olduk sanki” diye omuz silkerdi.

Like
Love
Care
Haha
Wow
Sad
Angry
Kitapdiyari
İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

BENZER KONULAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

988BeğenenlerBeğen
983TakipçilerTakip Et
114TakipçilerTakip Et
403TakipçilerTakip Et
29AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular