Dervişin Teselli Koleksiyonu – Mecit Ömür Öztürk
| Tür: | Din Tasavvuf |
| Yazar: | Mecit Ömür Öztürk |
| Yayınlanma Tarihi: | 2017 |
| Yayınevi: | Hayykitap |
| ISBN: | 9789752477049 |
Konusu
Keder ve iç sıkıntısı yaşayan bir dervişin rüya gibi bir mecliste Doğu’dan ve Batı’dan gelen bilgelik sözleriyle 99 ayrı “teselli” dinlemesini anlatır. Kitap, acı, kaygı ve umutsuzluk karşısında insanın bakışını değiştirmeyi ve sabır, anlam ve umut duygusunu yeniden kurmayı amaçlayan bir tefekkür yolculuğu sunar.
Dervişin Teselli Koleksiyonu Özeti
Dervişin Teselli Koleksiyonu, kurmaca bir çerçeve içinde inşa edilmiş, ancak esas ağırlığını düşünsel ve manevi metinlerden alan bir “teselli kitabı”dır. Eser, hayatın acı, kayıp, hayal kırıklığı, yalnızlık, umutsuzluk ve anlam arayışı gibi temel insani sorunlarına karşı, Doğu ve Batı düşüncesinden derlenen sözler ve kısa tefekkür metinleri aracılığıyla bir karşılık üretmeyi amaçlar. Kitabın anlatı düzlemi, kederli bir dervişin rüya benzeri bir atmosferde bir “meclis”e kabul edilmesi üzerine kuruludur.
Bu mecliste farklı zamanlardan, kültürlerden ve düşünce geleneklerinden gelen bilge figürler yer alır ve dervişin dile getirdiği her iç sıkıntıya karşılık bir “teselli” sunulur. Bu çerçeve, metnin parçalı yapısını bir bütünlük içinde tutan sembolik bir kurgudur.
Eserin “koleksiyon” niteliği, her biri bağımsız okunabilecek 99 ayrı teselli bölümünden oluşmasından gelir. Bu bölümlerde yazar, insanın acı karşısındaki temel zihinsel tutumlarını ele alır: Geçici olanı mutlaklaştırmak, geleceğin belirsizliğini bugünün yükü gibi taşımak, başkalarıyla yapılan kıyaslar, pişmanlık ve “keşke”lerle yaşamak, haksızlığa uğramışlık duygusu, yalnızlık ve değersizlik hissi gibi durumların insanı nasıl içe kapattığını açıklar.
Ardından, her bir duygusal düğümü çözmeye yönelik kısa düşünsel açılımlar sunar. Bu açılımlar; sabır, tevekkül, anlamlandırma, bakış açısını değiştirme, geçiciliği kabul etme, insanın sınırlarını fark etme ve “imtihan” fikrini merkeze alma gibi temalar etrafında şekillenir.
Kitap, tek bir inanç veya felsefeye dayalı bir öğreti sunmak yerine, Doğu ve Batı düşüncesini birlikte kullanan bir yaklaşım benimser. Yer yer İslami tasavvuf geleneğinin kavramlarına (sabır, teslimiyet, kader, hikmet) başvurulurken yer yer felsefi ve psikolojik nitelikte evrensel çıkarımlar yapılır.
Bu yönüyle eser, ne yalnızca bir dini metin ne de salt bir kişisel gelişim kitabıdır. Daha çok manevi-ahlaki düşünce ile hayata dair pratik sezgileri bir araya getiren hibrit bir yapı sergiler. Yazarın dili genellikle sade, doğrudan ve aforizmatik yapıdadır. Bölümler kısa tutulur ve okurun zihninde bir durup düşünme etkisi oluşturacak biçimde kurgulanır.
Metnin ana savı, insanın acısının çoğu zaman olayların kendisinden değil, olayları yorumlama biçiminden beslendiğidir. Kaybı mutlak bir yıkım, gecikmeyi telafisiz bir son, başkasının sahip olduklarını kendi eksikliğinin kanıtı olarak görmek, acıyı büyüten zihinsel kalıplar olarak sunulur. Teselliler, bu kalıpları kırmaya yöneliktir.
Hayatın süreklilik içinde değiştiği, her durumun anlamının bakış açısıyla belirlendiği, insanın kontrol alanı ile kader alanı arasındaki ayrımı fark etmesi gerektiği vurgulanır. Böylece kitap, okuru acıyı yok etmeye değil, acıyla baş etme biçimini dönüştürmeye çağırır.
Sonuç olarak Dervişin Teselli Koleksiyonu, kurmaca bir çerçeveye yerleştirilmiş 99 kısa düşünsel metin aracılığıyla, insanın varoluşsal sıkıntılarına karşı manevi ve zihinsel dayanıklılık geliştirmeyi hedefleyen bir eserdir. Büyük bir olay örgüsünden çok, anlam, sabır, umut ve iç denge üzerine kurulu tematik bir yapı sunar. Okuru, “dertlerimin nedeni nedir?” sorusundan çok, “dertle nasıl ilişki kuruyorum?” sorusu üzerinde düşünmeye yönlendirir.
Dervişin Teselli Koleksiyonu – Kitap Açıklaması
Kederli günlerden geçen derviş, rüya aleminde bir adaya uğrar. Gördüğü şey mucizevidir. Peygamberler, veliler, alimler ve filozoflar bir halka şeklinde oturmakta ve anlaşıldığı kadarıyla birini beklemektedirler. Derviş de onlarla birlikte beklemeye durur ancak asıl misafirin kendisi olduğunu anlaması uzun sürmez.
Halkanın ortasında kendisine gösterilen yere oturur ve her kederine bir teselli verecek olan bu nurani meclisi dinlemeye koyulur. Halkanın bir tarafında Abdulkadir Geylani’den Yunus Emre’ye, İmam Gazali’den Mevlana’ya ve İbn Arabi’ye birçok gönül doktoru… Halkanın diğer tarafında Sokrates, Hegel, Kant, Kierkegaard, Spinoza ve Schopenhauer gibi hikmet aşıkları… Halkanın bir başka yanında ise Geothe’den Cibran’a, Tanpınar’dan Dostoyevski’ye, Sadi Şirazi’den Rilke’ye ve Proust’a acılarını kelimelerin büyülü dünyasında dindirmeye uğraşan kalem erbabı…
Bu teselli halkası öylesine geniştir ki, dindiremeyeceği keder, zayıflatamayacağı acı, sevdiremeyeceği dert yok gibi gözükmektedir. Sözler sözleri, anlatımlar anlatımları, teselliler tesellileri takip eder. Derviş uyandığında yalnızca güneş doğmamıştır, kendi içsel karanlıklarından da aydınlığa çıkmıştır.
Dervişin Teselli Koleksiyonu doğunun ve batının binlerce yılda oluşturduğu teselli birikimini yaralı gönüllere cömertçe ulaştıran bir çalışma. Teselliden kasıt zihnin düşünceler yoluyla uyuşturulması değil, bilakis acı karşısında uyumayı seçen zihnin uyandırılması… Kadim teselli ustalarıyla, teselliye muhtaç gönülleri buluşturmak, bu kitabın varoluş sebebi!
(Tanıtım Bülteninden)



