Mecburiyet

Mecburiyet – Stefan Zweig

TürYazarYayınlanma Tarihi
RomanStefan Zweig1920
Karakterler

Ferdinand:  Ressamdır.Eşi Paolu ile beraberülkesindeki savaştan kaçarak İsviçre’ye yerleşen, hep yakalanma korkusu ile yaşayan karakterdir.

Paula: Eşi ile beraber savaştan kaçarak isviçre’de bir hayat kurmaya başlayan çiftlerden Paula’nın en büyük korkusu eşinin bir gün yakalanarak savaşa gitmek zorunda kalması ve gitmesidir.

Konusu

Ferdinand ve eşi Paula, 1920 yılında, Savaş varken evli bir çiftin başka bir ülkeye kaçarak orda yaşamlarını konu edinmesi ile başlayan konuları ele almaktadır.  

Mecburiyet Özeti

Savaşa katılmamak için kendi ülkesinden İsviçre’ye kaçan Ferdinand, ilk günden itibaren aklına not ettiği bulunup yakalanma duygusuyla yaşar. Ferdinand ve eşi, İsviçre’de ünlü ressamların yaptığı tablolar gibi dağlarda, göllerde ve doğada sakin bir hayat yaşıyor. Ancak bir gün korktuğu başına gelir ve resmi daktilo tipografisi kullanılarak hazırlanmış bir mektup alır.

Mektubu alırken yaşadığı sıkıntı, psikolojik savaş kendini ön plana çıkarır ancak almakla almamak arasındaki kararsızlık, yakalanma duygusu, artık kaçamama psikolojisi ortaya çıkar. Bir süre zarfı açmadan hayatına devam eden Ferdinand, daha fazla dayanamaz ve zarfı açar. Açınca acilen konsolosluğa gelmesini istediği ile karşılaşır.

Artık kaçamamak, savaşa dönmek, savaşmak ve savaşta insanları öldürmek gibi istemediği durumlarla karşı karşıya kalacağını düşünen Ferdinand, eşi Paula ve kendisi istememesine rağmen konsolosluğa giden yola koyulur.  Bu süre zarfında giyimden saç-sakal tıraşına ve randevu saatine kadar her şey düşünülmüş, özenle ve eksiksiz bir şekilde hazırlanmıştır.

Durum hiç beklemediği bir şekilde sona erer. Ferdinand’dan savaşa katılması istenir. Çaresiz bir şekilde eve dönen Ferdinand, karısı Paula ile ciddi tartışmalara girmeye başlar. Eşi Paula onun gitmesini istemeyip bu isteğinde ısrar ederken, Ferdinand durumun sadece bir zorunluluk olduğunu açıklamaya ve kabul etmeye çalışır. Bu dönemde yaşanan psikolojik savaş, Ferdinand’ın yapmak istemediği, dâhil olmak istemediği, savaşa girmekten kaçınması gerektiğinin, ancak mecbur olduğunun açık bir açıklamasıydı.

Kalkış saati yaklaşırken Paula, Ferdinand’ın ayrılışına inanmak istemez. Ferdinand, trenin kendisini alması için tren istasyonunda bekler ancak Ferdinand son kez zihnindeki tüm olayları süzerek, karar verme mekanizmasını son kez çalıştırarak bu gidişe engel olur ve elindeki kâğıdı parçalar. Mecburiyetten kurtulmanın hafifliğiyle evine döner ve yine karısının ellerini tutmaya devam eder.

Mecburiyet – Kitap Açıklaması

Savaş karşıtı görüşleriyle tanınan Zweig I. Dünya Savaşı boyunca bu görüşlerini yaymayı kendine misyon edinmişti. Avrupalı ve “dünya vatandaşı” kimliğine büyük değer veren yazar, yapıtlarında savaşın yıkıma uğrattığı “eski dünya”nın değerlerinin kayboluşunu büyük ölçüde dert edinmiştir. Mecburiyet ’in ana karakteri ressam Ferdinand da savaş sırasında askere alınmamak için İsviçre’ye kaçmıştır. Bir gün askerliğe elverişliliğinin tespiti için konsolosluğa davet edildiğinde, karısının şiddet karşıtı duruşuna ihanet etmemesi yolundaki telkinlerine karşın kendini gitmek zorunda hisseder. Görev duygusu, savaş karşıtı düşünceleri ve karısına duyduğu sevgi arasında sıkışıp kalmıştır. Ferdinand her ne kadar “insanlığın ötesinde bir vatanı” olmasa da, “yirmi milyon insanı boğan o zinciri” kıramayacağını düşünür.

(Tanıtım Bülteninden)

Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Toplam: 3 Ortalama: 5]
Kitapdiyari
İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

Benzer Konular

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

1,002BeğenenlerBeğen
751TakipçilerTakip Et
298TakipçilerTakip Et
21AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular