İki Güzel Günahkar

İki Güzel Günahkar – Ahmet Rasim

TürYazarYayınlanma Tarihi
RomanAhmet Rasim2015
Karakterler

Bedia: Erkekleri peşinde koşturmayı seven, eğlenceye düşkün, güzel bir Osmanlı kadınıdır.

Bedia’nın Babası: Eğlencesine düşkün bir adamdır.

Bedia’nın Annesi: Kızına düşkün ve her dilediğini yapan annesidir.

Nazım: Annesine düşkün, temiz kalpli yakışıklı ve çekici bir adamdır.

Nazım’ın Annesi: Geleneklerine bağlı, oğluna düşkün bir kadındır.

Konusu

Ahmet Rasim’in ayrı ayrı yazıp yayınladığı, daha sonra bir araya getirip tek bir kitapta birleştirdiği iki öyküden oluşuyor. İlk hikâye, Bedia adında bir Osmanlı kızının aşklarını ve bir sevgiliden intikamını, ikinci kitap ise Eleni adında güzel bir Ermeni kızının yoksulluktan zengin bir şarkıcı olmasını konu alıyor. Yazar bu iki hikâyeyi bir araya getirip 1922 yılında aynı esere dâhil ederek kitap haline getirmiştir. Kitabı oluşturan hikâyelerden ikisinin kahramanı bir kadın olup, kitap Müslüman bir Osmanlı kadını olan Bedia ile güzel bir Ermeni kızı olan Elena’nın aşk hikâyelerinden oluşmaktadır.

İki Güzel Günahkar Özeti

Annesiyle yaşayan Bedia, güzel, cilveli ve erkekleri manipüle edebilen bir Osmanlı kızıdır. Çapkınlığı efsanedir. Kaç sevgili değiştirdiğinin sınırı yoktur. Bedia nazik bir aile üyesidir. Babası zengin ve eğlenceyi seven biriydi. Hemen her gece konaklarında eğlenceler düzenlenir, içkiler içilir, insanlar gülüp eğlenirdi. Tüm bunların Bedia’nın kişiliğinin oluşumundaki etkisi tartışılmaz.

Bedia’nın ilk aşkı mahalleden ona hayran olan genç bir adamdır. Bedia, genç adamı her türlü hile ile iki yıl içinde beş parasız bırakır. Bedia’nın maceraları böyle başlar ve birçoklarını eğlendirir. Ama Bedia bu kadar çok erkekle birlikte olmasına rağmen aklında hep bir kişi vardır.

Bedia, gençle Çamlıca yolunda karşılaşır. Genç adamın adı Nazım’dır. Yakışıklı bir Osmanlı gencidir. Cesaretini toplayarak, onun yüzünden silahları çekilen, Kâğıthane’yi mahveden Bedia ile konuşur. Bedia’nın da kanı onun için kaynar. Bedia ve Nazım’ın birleşmesi böyle başlar. Nazım Bedia’yı çok severdi. Bazen günlerce Bedia’nın yaşadığı köşkte kalır ve çok eğlenirler. Bu sefer Bedia da kalbini kaptırır. Bunu annesine bir tek Nazım anlatamaz.

Bir gün annesi oğlunu arayıp Nazım’ın evlenmesi gerektiğini ve ölmeden gelini görmek istediğini söyler. Nazım ne yapacaktı bu durumda,  Bedia dürüst bir kız olsaydı, diye düşünür. Annesinin onu kesinlikle kabul etmeyeceğini biliyordu. Annesine çok bağlı olduğu için onu üzmek istemez. Kısa bir süre sonra annesi ölünce Nazım, annesinin son arzusunu yerine getirmesi gerektiğini düşünür. Bedia ile bir süre görüşmez ve geri çekilir. Sonunda konuyu Bedia’ya getirir ve gitmeleri gerektiğini söyler. Bedia çok üzülür ve içinde bir kin belirir. Nazım daha sonra dürüst bir kızla evlenir ve düğününde Bedia’yı ağlarken görür. Uzun bir süre Bedia’yı sevgi ve acımayla aklından çıkaramaz. Bir gün yolda Bedia ile karşılaşır ve Bedia onu çok özlediğini, sadece biraz konuşmak istediğini söyler. İşte Bedia yine Nazım’ın kanına bulanmıştır. Nazım kabul eder ve konuşurlar. Bedia, Nazım’ın aklına girer ve onu yalıya götürür. İki gece birlikte kalırlar. Bedia, Nazım’ı karısından boşanıp kendisiyle evlenmeye ikna eder. Osmanlı âdetlerine göre, koca karısına boş bir kâğıt gönderirse, onu boşamış demektir. Nazım, karısına boş bir kâğıt gönderdi. İki gün sonra Nazım eve döner. Bir süre sonra Bedia’nın hizmetçisi genç adama bir mektup getirir. Nazım hiç tereddüt etmeden açar. “Efendim, bir kadını aldatmanın zararlı sonuçları olacağını hesaplamadınız mı? Bir fahişe için karısını boşayan bir adamdan ne gibi fedakârlıklar beklenebilir? Efendim, seveceğim adamı buldum” der. Bedia, Nazım’dan intikamını alır ve kim bilir kimlerle eğlenir.

İki Güzel Günahkar – Kitap Açıklaması

“İki Güzel Günahkâr’ı, yazarının önce ayrı ayrı yayımlayıp sonra (1922) aynı çatı altında buluşturduğu iki aşk öyküsünü okurken Ahmet Rasim’i bir toplu özellikleriyle, bir de özel hayatının bazı verileriyle birlikte değerlendirmek en doğrusu: Çok genç yaşta bir evlilik ağı kurmuş, genç yaşta eşini yitirmiş, kalan ömrünü gönül serüvenleriyle süslemiş, dolayısıyla kadın dünyasını yakından tanımış bir kalem efendisi karşımızdaki. Öte yandan, Kamelyalı Kadın’ın çevirmeni Ahmet Rasim: Mutluluktan mutsuzluğa geçişin bir adım gerektirdiğini biliyor. İki Güzel Günahkâr, iki sıra dışı kadının trajik portresi.”

-Enis Batur-

(Tanıtım Bülteninden)

Like
Love
Care
Haha
Wow
Sad
Angry
Kitapdiyari
İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

BENZER KONULAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

988BeğenenlerBeğen
983TakipçilerTakip Et
114TakipçilerTakip Et
403TakipçilerTakip Et
29AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular