spot_img

Sofist

Sofist – Platon

Tür:Felsefe
Yazar:Platon
Yayınlanma Tarihi:2025
Yayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN:9786253842413
Konusu

Platon’un Sofist diyaloğu, “sofist”in ne olduğunu tanımlamayı ve onu filozof ile devlet adamından ayırmayı amaçlar. Bunu yaparken yanlış sözün, aldatmanın ve görünüş üretmenin nasıl mümkün olduğunu tartışır. “Olmayan”ı mutlak hiçlik değil, “farklılık” olarak açıklayarak yalanın ve taklidin felsefi temelini kurar. Böylece eser, hem sofist eleştirisi hem de varlık, dil ve hakikat ilişkisi üzerine derin bir sorgulama sunar.

Sofist Özeti

Platon’un geç dönem diyaloglarından sayılan Sofist, Theaitetos’un ertesi gününde geçer ve Sokrates bu kez arka plandadır. Tartışmayı Elealı Yabancı (Eleatic Stranger) yönetir. Diyaloğun hedefi “sofist”in ne olduğunu tanımlamak ve onu filozof ve devlet adamından ayırmaktır.

Bunun için Yabancı, “bölme (diairesis)” denen sınıflandırıcı yöntemi kullanır. Bir etkinliği/mesleği giderek daha ince alt türlere ayırıp “tam olarak ne” olduğunu yakalamaya çalışır. Bu yöntem diyaloğun ilk büyük kısmını taşır ve örnek olarak “olta balıkçısı (angler)” tanımıyla başlar, sonra benzer şemayla sofiste geçilir.

Bölme yöntemi ilerledikçe sofist için birden fazla tanım elde edilir ve Platon’un amacı tek seferde “nihai” tanımı bulmaktan çok, sofistin farklı görünümlerini ve ortak çekirdeğini yakalamaktır. SEP’nin özetlediği biçimiyle sofist, örneğin “zengin gençleri avlayan ücretli avcı”, “ruha dair ‘meta’ satan tüccar/satıcı”, “tartışmayı kazanç için kullanan çekişme uzmanı” gibi figürler olarak sınıflandırılır.

Fakat burada büyük bir problem doğar: sofistin işi çoğu kez taklit, aldatma, görünüş üretme ve “bilgiye benzer” bir şey satma gibi görünür. Peki aldatma nasıl mümkündür? Birinin “yanlış söylediği” veya “olmayanı var gibi gösterdiği” nasıl açıklanır? Bu soru diyaloğu salt meslek tanımından çıkarıp, Platon’un en meşhur metafizik tartışmalarından birine sokar: “olmayan” (not-being) nasıl düşünülebilir ve söylenebilir?

İşte diyaloğun ikinci büyük kısmı burada başlar: Yabancı, sofistin “yanlış söz” ve “yanıltıcı görüntü” üretmesi için, bir tür “olmayan”dan söz etmemiz gerektiğini söyler. Ama Elea geleneğinde (özellikle Parmenides çizgisinde) “olmayan” hakkında konuşmak çelişkili görünür: “Olmayan” hiçbir şeyse, onu ne düşünebiliriz ne de söyleyebiliriz.

Platon bu düğümü çözmek için Varlık (Being) ile diğer en genel türlerin (kinds) ilişkisini analiz eder ve ünlü “beş en büyük tür” (five greatest kinds / megista genē) öğretisini devreye sokar: Hareket (change/motion), Durağanlık (rest), Varlık (being), Aynılık (sameness), Başkalık/Fark (difference).

Yabancı bu türlerin iki sorusunu sorar: “Nasıl şeylerdir?” ve “Birbirleriyle ne ölçüde ‘karışabilir’/ilişkiye girebilirler?” Buradaki ana fikir şudur: Türler birbirine tamamen kapalı değildir; bazıları bazılarıyla “ortaklaşa bulunabilir” (communion). Örneğin hareket ve durağanlık birbirine zıttır ama her ikisi de “vardır” (being’e katılır); böylece “varlık” her ikisini de kapsayan bir düzlem gibi işler.

Bu çerçeve Platon’a kritik hamleyi sağlar: “Olmayan”ı mutlak hiçlik olarak değil, “başkalık/fark” (difference) olarak yeniden yorumlar. Yani “X, Y değildir” dediğimizde, X’i yok saymıyoruz; X’in Y’den farklı olduğunu söylüyoruz. Bu sayede “olmayan” (not-being) = “hiçbir şey” değil; “başka-olma / farklı-olma” anlamında bir “olmama”dır. SEP bunu açıkça “Platon sonunda ‘not-being’i difference ile özdeşleştirir” diye özetler. Böylece “yanlış söz” de açıklanabilir hale gelir: Bir önerme, bir özneyi ona “uygun olmayan” bir yüklemle ilişkilendirdiğinde, özneyi hiçlik kılmadan, onu başka bir şeyle yanlışça özdeşleştirmiş olur. Sonuç: yanlışlık, dilin ve düşüncenin, şeyleri “farklılık” ilişkileri içinde yanlış bağlamasıyla mümkün olur; sofistin taklit/aldatma faaliyeti de tam burada teorik temel bulur.

Bu metafizik çözümden sonra diyalog, sofisti daha net konumlandırmaya döner: Sofist, hakikati araştıran filozof gibi “olanı olduğu gibi” açığa çıkarmaktan ziyade, görünüş üreten ve özellikle tartışmada üstün gelmeyi hedefleyen bir “taklitçi”dir; gerçek bilgiye sahipmiş izlenimi vermek, karşısındakini çelişkiye düşürmek, sözü manipüle etmek gibi stratejilerle çalışır. “Bölme” yoluyla ulaşılan tanımların ortak çekirdeği bu noktada belirginleşir: sofist, bir tür görüntü yapımcısı / sahte bilgelik üreticisi olarak resmedilir; bu resim, Platon’un genel olarak sofistlere yönelik eleştirel yaklaşımıyla da uyumludur.

Özetle Sofist iki şeyi aynı anda yapar: (1) Diyalektik yöntemin bir örneği olarak tanım yapmayı ve “bölme/ayırma” tekniğini gösterir (olta balıkçısı örneğinden sofiste uzanan sınıflandırmalar), (2) Sofistin “yanlış, taklit ve aldatma” üretmesini açıklayabilmek için Platon’u derin bir ontolojiye götürür ve “olmayan”ı “hiçlik” değil farklılık olarak temellendirerek, yanlış önermenin ve sahte görünüşün mantıksal zeminini kurar. Bu yüzden Sofist, yalnızca sofist eleştirisi değil, aynı zamanda Platon’un geç döneminde varlık–fark–dil ilişkisine dair en güçlü metinlerinden biri olarak okunur.

Sofist – Kitap Açıklaması

Platon (MÖ 428/7-348/7): Atina’nın aristokrat gençlerinin gramer, müzik ve beden eğitiminden oluşan temel eğitimini aldıktan sonra filozof Kratylos’un öğrencisi olmuş, onun sayesinde Sokrates öncesi filozofların eserlerini tanımıştır. Bununla birlikte Platon’u en çok etkileyen düşünür Sokrates’tir, ancak tarihin en meşhur öğretmen öğrenci ikilisinin nerede ve nasıl karşılaştığına dair bilgiler çelişkilidir.

Eserlerindeki atıflardan tanıştıkları sırada hocasının altmış, kendisinin de yirmi yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Siyasetle de ilgilenen Platon, Sokrates’in ölüme mahkûm edilişinin ardından bu uğraşından vazgeçip hocasının düşüncelerini geliştirmeye ve kendi felsefe sistemini kurmaya yönelmiş, MÖ 387 yılında Batı dünyasının en uzun ömürlü eğitim kurumlarından Akademia’yı kurmuştur. Sofist Platon’un diyalogları arasında belki de en karmaşık ve derin olanlardan biridir. Bu diyalog filozofun ontoloji, epistemoloji ve dil felsefesi üzerine derinlemesine düşündüğü bir metin olarak öne çıkar, Eleatik düşünceye ve varlık felsefesine olan ilgisini yansıtır.

(Tanıtım Bülteninden)

Bizi Takip Edin! @kitapdiyaricomtr

Sinem Ezgi Akbulut
Sinem Ezgi Akbulut
Okur - Yazar - Çizer

Bilgilendirme
“Sitemiz, kitaplara dair bilgiler sunarak hafızanızı yenilemenize ve yeni okuma deneyimlerine adım atmanıza yardımcı olmayı amaçlamaktadır.”

BENZER KONULAR

YORUMLAR

Abone
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle

Sosyal Medya

814BeğenenlerBeğen
5,138TakipçilerTakip Et
39TakipçilerTakip Et
42TakipçilerTakip Et
355AboneAbone Ol
📚 Ücretsiz Kitap
Kararsızsan rastgele bir içerik önerir
✍️ Özet Gönder
Okuduklarını toplulukla paylaş
👥 Sizden Gelenler
Okuyuculardan gelen yazılar

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular