Ana SayfaFelsefeDışa Bakan Rüya Görür İçe Bakan Uyanır

Dışa Bakan Rüya Görür İçe Bakan Uyanır

Dışa Bakan Rüya Görür İçe Bakan Uyanır – Özlem Küskü

Tür:Felsefe
Yazar:Özlem Küskü
Yayınlanma Tarihi:2020
Yayınevi:Destek Yayınları
Konusu

Kitapta en büyük filozof ve psikanalistlerden biri olan Carl Gustav Jung’un rüyalar ve mitler aracılığıyla insan psikolojisine yaptığı yolculuk ve onun yaşam felsefesi anlatılmaktadır.

Dışa Bakan Rüya Görür İçe Bakan Uyanır Özeti

26 Temmuz 1875’te dünyaya gelen Jung, bilim ve tıp kökenli bir aileden geliyordu. Çocukluk yıllarında anne ve babası sürekli tartışmaktaydı ve yoksul denebilecek bir ekonomik düzeye sahiptiler. Üç yaşındayken annesi muhtemelen ruhsal sorunlar kaynaklı bir hastalık sebebiyle hastanede yatmak zorunda kalır. Bu olay onu çok etkilemiştir ve onun tüm yaşamını içedönük bir karakter olarak geçirmesine neden olmuştur. Ayrıca kadınlara olan güveni de oldukça azalmıştır.

Jung babasıyla da iyi bir ilişki kuramamıştır, ona göre babası iyi bir insandır ancak sevgisini oğluna açıkça gösteremediği için aralarındaki bağ çok zayıf kalmıştır. Babası papaz olduğu için bazı geceler ani gelen haberlerle dışarı çıkar ve sonrasında ağlaşan kadınların eşlik ettiği törenlerle cenaze defnederler. Bu sebeple Jung, çocukken kendini sürekli olarak savunmasız hisseder. Kiş kardeşinin doğmasıyla yalnızlık duygusu iyice artar. Bir gün öğretmeni tarafından yazmış olduğu kompozisyonun çalıntı olduğu gerekçesiyle suçlanır ve bu durum onda ağır bir travmaya sebep olur. Sık sık bayılma nöbetleri geçirmeye başlar ve bir süre sonra okula gitmemeye başlar. Okuldan uzak kaldığı bu dönemde iyice kendi içine döner ve hayallere dalmaya başlar. Kendine gizli dünya ve karakterler yaratır. O günlerdeki düşlerinde kendi içinde iki kişinin varlığının olduğuna dair bir farkındalık geliştirir. İçinde yaşayan bu iki kişiden biri okula giden sıradan bir okul çocuğudur, anne ve babasının günlük işlerine hizmet eder. Bu kişiliğini 1 numaralı kişiliği olarak adlandırır, diğeri ise doğaya Tanrı’ya, düşlere yakındır.

Daha çocukluk yıllarında yalnızlık ve depresyon duygularıyla baş eden Jung, ilerleyen yaşlarında da du duygudan kurtulamaz. Bir gün çocukken gördüğü bir rüya ve tuhaf olarak adlettiği bir rüya ile ruhsal yaşamının bilinçdışına adımını atar. Rüyasında anlamını yıllar sonra çözümleyeceği bir ayinin motiflerini görür ve bu rüyanın etkisinde kalarak yıllar boyunca kendisine bu rüya aracılığıyla kendisine nasıl bir mesaj verilmek istendiğini çözmeye çalışır.

Jung, düşlere daldıkça soruları ve merakı giderek artar. Sürekli olarak okur, çeşitli araştırmalar yapar. Bunun yanı sıra tıp eğitimini iyi bir dereceyle bitirir. Ancak bu ona yeterli gelmez. Bir yandan fen bilimlerinin somut gerçekliği bir yandan da felsefeyle kurduğu bağ arasında gidip gelir. İlerleyen dönemlerde parapsikolojiye merak salar ve yapılan seanslar sırasında transa geçenlerdeki ruhsal değişimler onun önemli derecede ilgisini çeker ve bu durumun ardından kendi de bilinçdışıyla temas kurma çabasına girer. Bu arayışla beraber iki önemli sonuca varır. Birincisi, bilinçdışındaki kişilikler canlandırılabilmekteydi; ikincisi ise kişiliğin gelişimi esas olarak bilinç dışında gelişmekteydi. O dönemlerde ruhsal hastalıkları olan insanlar şehir dışındaki kliniklerde adeta tecrit halinde tutulurken, Jung onların sadece bir kişilik bozukluğu yaşadığını düşünür ve ona en uygun alanın psikiyatri olduğunun farkına varır. Bir gün eline Freund’un Düşlerin Yorumu kitabı geçer ve o dönemde kitabı çok anlamasa da ilerleyen dönemlerde Freud ile bu konu üzerine çeşitli çalışmalar yapmaya başlar. O dönemde aralarında adeta bir usta çırak ilişkisi oluşur. Ancak 16 yıl süren bu bağ Freud’un Jung’a göre rüya yorumlarında samimiyetsiz ve kaçamak cevaplarından dolayı sona erer ve Jung arayışlarına tek başına devam eder.

Jung, Freud ile kopmasının ardından yaklaşık 7 sene sürecek bir psikoz dönemine girer. Bu dönemde tamamen bilinçdışının derinliklerine dalar. Bu dönemde yaşadığı deneyimleri ölümünden yıllar sonra ailesinin izniyle Liber Novus-Kırmızı Kitap’ta açıkça anlatılır. O dönemde tedavi ettiği hastalarının geçtikleri yolu deneyimler. Gezindiği yolculukta gördüklerini imgelemeye başlar ve çeşitli notlar alır. Yıllar sonra bu deneyimi için hayatının anlamı olarak bahseder. Ona göre bilinçdışı sadece geçmiş tarihten oluşmaz, ayrıca gelecekten de izler bulundurur.

Jung’un 1921 yılında yayımladığı Psikolojik Tipler adlı kitabı onun yarattığı ekolün mihenk taşlarından biridir. Jung, insanları içedönük ve dışadönük olarak iki tipe ayırır. Bu tutumlara ilave olarak dört işlevden de söz edilir. Dört işlev, bilincin deneyime yönlenmesini belirleyen araçlardır.

Jung’a göre, bastırılan her şey varlığını başka bir yerde sürdürür, kaybolmaz ve ayrı bir kişilik sistemi oluşturur. İnsan kendinin bazen karanlık yanlarını farkedemeyebilir, bu onun personasıdır. İnsan dış dünyayla uzlaşabilmek için kendine bir persona oluşturur. Persona insan için iki tehlike barındır. Biri, insanın bu maskeye kendini çok kaptırarak kendine yabancılaşması şekliyle oluşur, öbürü ise dünyada kendi konumunu belirlemekte sıkıntı yaşayan huzursuz bir insana dönüştürmesidir. Egomuz, bilincimizin üzerinde bir gölge oluşturur. Gölge, içimizde engellenenleri yaşamak isteyen ve olamadığımız her şeydir. Toplum baskıcı ve kısıtlayıcı olduğunda gölgemiz bastırılır ve bastırılan her şey ise zamanla daha çok büyür. Ancak ışık varsa gölge de vardır. Bu sebeple bize düşen karanlıkla bütünleşmek ve onu anlayıp dilini çözmektir. Ayrıca kendi karanlığını keşfeden insan, çevresindeki insanların karanlık yönleriyle daha kolay mücadele eder.

Hayatımızın büyük bir kısmını uykuda geçiririz. Nasıl ki bilinçdışımız günlük yaşantımızı sürekli gölgeliyorsa, bilinç de aynı şekilde rüyalarda gezinir. Bu sebeple rüyalar kişiye özeldir ve kişinin bilinçli yaşamından bağımsız yorumlanmamalıdır. Rüyaların en temel işlevi,  psikolojik dengemizi düzeltmeye çalışmaktır. Bilinç ve bilinçdışı birbirine bağlı ve dengede olduğunda ruhsal denge sağlanmış olur, aksi halde psikolojik sorunlar ortaya çıkar. Jung, tüm bunların yanı sıra rüyalarda görülen semboller üzerine de çalışmıştır. Çünkü semboller, insanların sınırlı bilinç dünyalarını aşmak için kullandıkları yöntemlerden biridir. Dinler ve sanat da kendini ifade edebilmek için zaman zaman sembollerden faydalanır.

İnsan, yaşamsal bir programla doğar. Yaşamın ilk aşamalarında insan için biyolojik kaygılar baskındır, çocuk sahibi olmak, para ve statü sahibi olmak gibi. Ancak yaşamın ikinci yarısında insanı iç hesaplaşmaya iten bir kriz başlar. Gençlik tutkuları bu dönemde cazibesini yitirir ve kişi bir tarın sorular ve muhasebe içinde bulur kendini. Ancak bu krizde o güne dek uykuda kalan kişilik uyanmak ister ve bu keşfedilmemiş benliğin uyanış biçimidir. Bu durumda insan kendi karanlık yönleriyle uzlaşmalı ve onunla yaşamayı öğrenmelidir.

Jung, öldüğünde geriye onlarda kitap, çağın ötesinde fikirler kalmıştı. Ölümünden sonra Jung’un son yıllarda temas kurduğu Miguel Serrano, evine gitmiş ve onu kızı karşılamıştır. Kızı babasının öldüğü gün çok büyük bir fırtına çıktığını ve onun her gün oturduğu ağaca bir yıldırım düştüğünü anlatır. Serrano, Jung’un kabrini ziyaret ettiğinde şu sözlerle karşılaşır:

“Çağrılsın ya da çağrılmasın Tanrı vardır.”

Dışa Bakan Rüya Görür İçe Bakan Uyanır – Kitap Açıklaması

Gerçek uyanış, insanın kendi içine bakması ile başlar. Cesaret gerektiren bu süreçte atacağınız her adım, tabu ve ön yargılarınızdan kurtulma yolunda sizi geliştirir. “Peki, bu nasıl mümkün olur?” diyorsanız bireyselleşme konusunda psikolojik bir devrim yaratan Carl Gustav Jung’un hayat görüşü, bilimsel çalışmaları ve yazılarından ilham alarak Özlem Küskü tarafından hazırlanan Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan Uyanır eseri başlangıç için doğru bir adım. Felsefe ya da psikolojiye ilgisi olan herkes için anlaşılır bir dilde ve kısa bölümler şeklinde yazılan eser, Jung’un ufuk açan sözleriyle zenginleştirilmiş bir başucu kitabı.

Like
Love
Care
Haha
Wow
Sad
Angry
Sinem Ezgi Akbulut
Sinem Ezgi Akbulut
Okur - Yazar - Çizer

BENZER KONULAR

YORUMLAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

793BeğenenlerBeğen
4,518TakipçilerTakip Et
21TakipçilerTakip Et
22TakipçilerTakip Et
55AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular