Grigori Petrov

Doğum: 6 Şubat 1866, Kingisepp, Rusya

Ölüm: 18 Haziran 1925, Paris, Fransa

Meslek: Rus hatip, gazeteci, yazar

Grigori Petrov Kimdir

Grigory Spiridonoviç Petrov, özellikle 20. yüzyılın başlarında Rusya’nın en çok tanınan papazlarından ve en çok okunan halk yazarlarından bir tanesidir. Bazı görüşleri nedeni ile kiliseden kovulmasının ardından kendisini tamamı ile yazarlığa adamıştır. Gazeteci ve hatip olarak büyük kitleleri etkilemeye devam etmiştir. Rusya’da Ekim Devrimi gerçekleştiğinde ülkeden kaçmak zorunda kalmıştır. Bu süreçte Yugoslavya Krallığı’na geçmiş ve burada son yıllarını yaşarken birçok farkı eser kaleme almış, konferanslar vermiştir. Yazdığı eserler Sovyet döneminde kendi ülkesi olan Rusya’da yasaklanmıştır. Ancak özellikle o yıllarda yeni kurulan Türkiye’de ve Bulgaristan’da bir etki yaratmıştır. Özellikle Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitabı Türkiye’de en çok okunan yabancı eserler arasında girmeyi başarmıştır.

Grigori Petrov Yaşamı

1869 yılında Petersbug’ta bulunan Yamburg kasabasında dünyaya gelmiştir. Babası o dönemde meyhane garsonluğu yapmaktaydı. 1886 yılında din okulundan, 1891 yılında ise İlahiyat Akademisi’nden mezun başarılı bir şekilde mezun oldu. Daha sonrasında ise din görevlisi olarak çalışmaya başladı. Kilisede gerçekleştirdiği görevinin yanı sıra Mihaylov Harp Okulu ve Aleksandrov Liseli gibi birçok farklı okulda dersler verdi. Ardından ünü duyulmaya başlandığında doğrudan Çarlık ailesi tarafından saraya davet edildi. Ancak zaman içerisinde fikirleri kilise yöneticilerini rahatsız etmeye başladı.  Bu durumun sonucu olarak 1903 yılında okullarda vermiş odluğu dersler kendisinden alındı. Arından kilisedeki görevinden de çıkarıldı. Tüm bunlar olurken sarayda yaptığı işten de ayrılmak zorunda kaldı.

1907 yılına gelindiğinde gazetelerdeki zararlı faaliyetlerinden dolayı Petersbrug yakınında bulunan bir manastıra sürgün edildi. Manastırda bulunduğu süre zarfında herhangi bir şekilde aday olmasına rağmen Rusya’nın ikindi Duma’sına milletvekili olarak seçildi.  1908 yılında kiliseye hitaben yazdığı mektupta ele aldığı eleştiriler sebebi ile kiliseden aforoz edildi. Aynı zamanda kendisine açılan karşı dava ile din görevliliği mesleğinden de ihraç edildi. 7 yıl boyunca hem Petersburg hem de Moskova’da yaşaması yasaklandı ve 20 yıl boyuna devlet işlerinde çalışamaması kararı alındı.

Papazlık rütbesinin elinden alınması ile ünü daha da arttı. 1908 yılından itibaren Kırım’da yaşamaya başladı. Rusya’yı de ve diğer ülkeleri gezerek çok sayıda konferans verdi. Yurt dışında gezdiği yerler arasında ise en çok Finlandiya’dan etkilendi. Bu süre zarfı içerisinde kitapları yurtdışında da fazlası ile tanınır hale geldi ve farklı dillere çevrilmeye başlandı.

Özellikle Ekim Devrimi’nden sonra görüşleri ile Bolşevikleri rahatsız etmeye başlaması üzerine birçok farklı baskı ile karşı kaşıya kaldı. İhtilal kaosunda hem yakınlarını hem de oğlunu kaybetmişti. Hayatını ise 1920 yılında Kırım’dan kalkan ve içerisinde ülkeden kaçan Denikin Ordusu mensuplarını da barındıran son gemiye üzerinde sadece pijamaları ile binerek hayatını kurtardı. İstanbul’dan geçtikten kısa bir süre sonra Gelibolu’da bir dönem kaldı. Daha sonrasında ise bir grup Rus göçmen ile birlikte Yugoslavya Krallığı’na geçti. Burada özellikle yöneticiler tarafından büyük bir ilgi gördü. Belgrad  Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapmaya başladı yaşamının son yıllarında bu görevinin yanı sıra tüm ülkeyi gezdi ve çeşitli konferanslar verdi. Gazeteci ve yazar olarak çok büyük bir üne kavuştu.

Grigory Petrov’un Ölümü

1925 yılında sağlık durumu kötüleşmeye başladı. Mide kanseri nedeni ile devletin imkanları ile Paris’e ameliyat olması için gönderildi. Ancak burada iyileşemedi ve 18 haziran 1925 tarihinde hayatını kaybetti. Ölümünün ardından bedeni yakıldı. Külleri eşinin ve kızının yaşamakta olduğu Novi Sad kasabasına defnedildi. Mezarı ise daha sonraları bizzat kendi kızı tarafından Münih şehrinin Ostriedhof mezarlığına nakledildi.

Grigory Petrov Eserleri

Grigory Petrov Sözleri ve Alıntıları

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Tanrım, beni dostlarımdan koru, düşmanlarımla kendim baş ederim.

Herkes hayattan bir şey almak ister ama ona bir şey vermek istemez.

Ülke insanının çoğunluğunun eğitimden yoksun bırakılmış olması bir cinayettir. Devletin kendi kendini yok edişi, intihar etmesi demektir.

Kaba küfürlerle konuşmak köpek ulumasından daha beterdir.

İnsanların sizinle sohbet ettikleri zaman mutlu olmaları için çabalayın.

O zaman imkanım olsaydı, dünyada canlı olan her şeyi öldürürdüm çünkü yalan sadece bu yolla yok edilebilirdi.

Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Toplam: 3 Ortalama: 4]
Kitapdiyari
İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

Benzer Konular

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

1,002BeğenenlerBeğen
751TakipçilerTakip Et
298TakipçilerTakip Et
21AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular