Yıldızın Parladığı Anlar

Yıldızın Parladığı Anlar – Stefan Zweig

TürYazarYayımlanma Tarihi
RomanStefan Zweig1927
Karakterler

Kitap belirli bir karakter üzerine yazılmamıştır. Genel olarak dünyada iz bırakan insanların yarattığı etkiler ve ilham kaynağına değinmektedir. Bu noktada kitaptaki karakterler Fatih Sultan Mehmet’ten Tolstoy’a kadar değişkenlik göstermektedir. Kitap aslında is bırakan karakterlerin nasıl yükseldiğine değinmektedir.

Konusu

İnsanlık tarihine yön vermiş olan belirleyici anları kendisine konu edinmektedir. Bu anlar kitap içerisinde kısa denemeler ile ele alınmaktadır. Kitapta ele alınan insanların aslında çevresinde bulunan koşulların sınırlarını nasıl aştığını anlatmaktadır.

Yıldızın Parladığı Anlar Özeti

Tarihte bazı bireylerin yaşamında tüm insanlığı etkileyecek anlar gerçekleşmiştir. Kitapta tüm dünyada yaşana olaylardan 14 tanesinin biyografi derlemesini içermektedir.

Büyük Okyanus’u ilk olarak gören Avrupalı Vasco Nunes de Balboa’nın altın ülkesi olan Peru’ya ulaşma hayalleri, Kristof Kolomb’un hayalci dünyası ile daha da çok coşmuş ve farklı maceralar ortaya çıkmıştır.

53 gün süren kuşatma ardından Osmanlı Devleti tarafından alınan Kostantiniye’nin, Bizanslı tarihçi Mikhael Doukas’ın yolundan giderek kapatmayı unuttuğu Kerkoprta kapısı sayesinde olduğunun altını çizmektedir.

Bir diğer denemede ise Charles Jennis’in yazdığı ve Georg Friedrich Handel’in sadece üç hafta gibi kısa bir süre içerisinde bestelediği son derece ünlü olan oratoryo Messiah’ın oluşma süreci ele alınmaktadır. Klasik bası müziğinde önemli bir yere sahip olan bu bestecinin hayatında yaşanan değişimler söz konusudur.

1792’de kaleme alınan ve 1795 yılında Fransa Ulusal Marşı olarak kabul edilen La Marseillaise’nın yaratıcısı olan Claude Joseph Rouget de Lise’ye, ancak ölümünden 79 yıl sonra itibarı verilebilmiştir. Tam kırk yıl boyunca sefaletin her halini görmüş olan bu subay, ölümsüz bir şarkının aslında hiç tanınmayan yaratıcısının hayatı kitap içerisinde ele alınmaktadır.

Birçok farklı ünlü yasarın yapıtına ilham kaynağı olan Waterloo Muharebesi’nin Fransızların aleyhine sonuçlanması yazara göre, Nepoleon Bonaparte’nin görev verdiği Emmanulan de Grouchy’ın tam bir emir adamı olmasına ve savaşın dengelerini değiştiren adımları atmasına bağlıdır.

Yazar, San Francisco’nun yasal sahibi olan İsviçreli Johann August Suter’in hızlı yükselişini de ele almıştır. Her ne kadar hızlı yükselse de yükselişinden çok daha hızlı bir şekilde çökmüştür. Bu şansız adamın hayatı farklı romanlara da konu olmuş ve birçok filmde de hayatına yer verilmiştir. Yazarda bu adamın hayatını kitabında ayrıntılı bir şekilde ele almıştır.

Güney kutbuna ayak basarak, ülkesinin bayrağını uçsuz bucaksız kar ve buz tabakasında dalgalandırmak isteyen Norveçli Roald Amundsen ile İngiliz olan Robert Falcon Scott arasında yaşanan keşif yarışı da kitabın diğer ele aldığı konulardan bir tanesidir. Yarışın galibi tam 35 günlük bir fak ile Amundsen olur. İnsanlık tarihi de çoğunlukla birinci olanı hatırlamaktadır. Ancak yazar bu amaç uğruna hayatını harcamış olan Scoot’un hayatını da ele almaktadır.

Avrupa ve Amerika arasındaki iletişimi sağlamak amacı ile kurulan telgraf hattı için var gücü ile çalışan Cyrus West Field’in Atlantik Okyanusu’na dev kablolar döşemesi de kitap içerisinde yer alan denemelerden bir tanesidir. Doğa üzerinde elde edilen bu zafer olağan üstü olarak görülmektedir.

Kısa Bilgiler
  • Stefan Zweig kendi kitabı hakkında, çağları aşan bir kararın tek bir takvime, bir saate ve çoğu kez sadece bir dakikaya sıkıştırıldığı, yazgıyı belirleyici anlara, insanların yaşamında ya da tarihin akışı içerisinde son derece nadir rastlandığını ve kitabının adının bu yüzden yıldızın parladığı anlar olduğunu dile getirmektedir.
  • İlk olarak 1997 yılında yayınlanan bu kitap birçok okur tarafından yoğun ilgi görmektedir. İlham kaynağı olarak da görülmektedir.

Yıldızın Parladığı Anlar – Kitap Açıklaması

“Çağları aşan bir kararın bir tek takvime, bir tek saate, çoğu kez de yalnızca bir tek dakikaya sıkıştırıldığı trajik ve yazgıyı belirleyici anlara, bireylerin yaşamında ve tarihin akışı içinde çok ender rastlanır. Ben böyle anları İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar diye adlandırdım; çünkü onlar, tıpkı yıldızlar gibi, hiç değişmeden geçmişin karanlığına ışık tutmaktadırlar. İşte bu kitabımla, değişik zamanlara, değişik bölgelere ait kimi önemli anları, İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar’ı anımsatmaya çalıştım. Kitapta yer alan tarihsel olayları anlatırken, gerçekleri hiçbir biçimde değiştirmedim, katkılarımla renklendirip zenginleştirmedim. Çünkü tarih, kusursuzluğa ulaştığı böylesine eşsiz anlarda, kendisine yardım için uzanan ellere gereksinim duymaz.”

Stefan Zweig, 14 ayrı tarihsel olayı, 14 biricik anı ele alarak, insanoğlunun kaderle ilişkisine bambaşka bir açıdan bakıyor. Tarihe geçmek diye gözümüzde büyüttüğümüz olguların aslında nasıl da anlık kararlara, gecikmelere bağlı olduğunu, bir anlık hatayla koca imparatorlukların çöküvereceğini, her şeyin sonunda tarih denilen tozlu sayfalarda eşitleneceğini çok yalın bir anlatımla dile getiriyor.

Kimler yok ki bu anlık kararların, dönüm noktalarının eşiğinde karşımıza çıkanlar arasında: Fatih Sultan Mehmet, Napoléon, Goethe, Lenin, Dostoyevski, Tolstoy… Fetihler, keşifler, yıkımlar, büyük yaratıcılık anları…

(Tanıtım Bülteninden)

Like
Love
Care
Haha
Wow
Sad
Angry
KitapDiyarı
KitapDiyarı
İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

BENZER KONULAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

988BeğenenlerBeğen
1,279TakipçilerTakip Et
114TakipçilerTakip Et
403TakipçilerTakip Et
29AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular