Ana SayfaRomanAspidistra

Aspidistra

Aspidistra – George Orwell

Tür:Roman
Yazar:George Orwell
Yayınlanma Tarihi:2019
Yayınevi:Can Yayınları
Karakterler

Gordon: Otuz yaşlarında, dönemin şartlarına göre iyi eğitim almıştır, yazar ve şairdir. Kapitalist sistemin getirdiklerine karşı verdiği savaş vermiş ancak yenik düşmüştür.

Ravelston: Antichrist yayın evinin editörlüğünü yaparken Gordon’la tanışırlar. Kapitalist sisteme karşı çıkan, sosyalist bir gençtir.

Rosemary: Gordon’la reklam şirketinde tanışıp sevgili olurlar. Gordon’u olduğu gibi kabul eden, anlayışlı bir genç kadındır.

Julia: Gordon’un ablasıdır. Kardeşinin eğitimi için elinden geleni yapan, anne ve babasının ölümünden sonra bile ona aile olan fedakâr bir kadındır.

Konusu

George Orwell, Aspidistra romanında 1930’lar İngiltere’sindeki sınıf kavgasını ve bir üst sosyal katmana çıkma özlemini kara mizahla eleştiriyor. Yazarın, Hayvan Çiftliği, 1984 gibi kamuoyunda çokça popülerlik kazanmış romanlarından önce kaleme bu roman diğer eserlerinin gölgesinde kalsa da yine sivri ve zeki bir dille sistemi eleştirmektedir. Kapitalist sistemin dişlilerinden kaçmaya çalışan genç bir yazarın direnişini tezatlıklarla anlatırken, karamsar ve umutsuz dünya perspektifini de bu kitaba da yansıtıyor. Sistemin demir pençesinden kurtulmanın mümkün olmadığını, eninde sonunda sistemin bir parçası olunacağını savunuyor. Romanın ismi ve roman örgüsünde sıkça adı geçen Aspidistra bitkisi, aslında romanımızın başrolü Gordon için parayı temsil eden bir varlık. Onun kötü şartlarda yaşadığı evlerde, bu bitki de onu tıpkı paranın kirli ve bozulmuş bir gölgesi gibi takip eder. Zihninden uzaklaştırmaya çalıştığı para imgesi onu “Aspidistra” kılığında takip eder. Paraya olan nefreti bitkiye olan nefreti ile bir amalgam oluşturur. Gordon’un değişen şartlarıyla birlikte bitkinin de yeri değişir. Nefret ettiği her ne varsa yaşamının tam ortasında yerini alacaktır.

Aspidistra Özeti

Yazar, “O sadece paraya değil, yaşama da yüz çeviriyordu.” cümlesiyle kitabın aslında ana fikrini okuyucuya sunmuş oluyor. Paraya ve başarıya açılan savaşta, bedensel ve zihinsel herhangi bir çalışmanın olmadığı, tembelliğin altında dünyaya karşı bir bahanecilik de yatıyor.

“Doğmak, evlenmek, doğurmak, çalışmak ve ölmekle meşguldü hepsi.”

Kahramanımız; Orta sınıfın düşük gelirli, genel olarak hayatta sıra dışı bir başarı sağlayamamış bir ailenin mensubudur. Ailenin imkânları olsun olmasın yaşamak duygusu yüreklerinde hiç yeşermemiştir. Ailesi, yoksul olmasına rağmen onun eğitim alabilmesi için şartlarını zorlarlar. Gordon’dan beş yaş büyük olan ablası Julia, eğitim alamadığı halde kardeşi için elinden geleni yapar. Bütün aile onun ilerde kendilerini sefaletten kurtaracağına inanırlarken, o ailesinin yoksulluğundan utanır. Okuduğu okulda sınıf farkı, ekonomik eşitsizlikler, yaşadığı zorluklar nedeniyle ailesini suçlar. Bu psikolojinin ilk izdüşümü paraya giderek artan bir saygı şeklinde kendini bulur. Paraya olan bu saygı, onun gençlik yıllarında devrimci hareketlere katılmasıyla evrilir. Kapitalist sistemin bir parçası olmayı reddeder. Çağdaş ticaretin tümüyle üçkâğıda dayandığını, zaman içinde paraya tapmanın bir inanç sistemi olabildiğini anlar. Ancak yıllar sonra kapitalist sistemin dişlilerinden birinde, bir reklam ajansında çalışacağı o günlerde aklının ucundan bile geçmez.

Gordon o yıllarda yaşamın iki yolu olduğunu; ya zengin olup paraya hizmet edilmesi gerektiğini, aksi takdirde tek yolun paraya ve başarıya karşı savaş açmak olduğunu savunmaya başlayacaktır. Başarısız bir ailenin başarısız bir ferdi olan Gordon’ un hedefi bellidir artık, babasının ve annesinin ölümünden sonra çalışmayı reddeder. Bütün ailenin umudu olan kahramanımız baskılara direnemez ve bir yayın evinde kısa süreli çalışmak zorunda kalır. Hayatındaki tek dostunu orada tanır; Ravelston, Antichrist yayın evinin editörüdür. Onun şiirlerini yayınlar, kitap tanıtımları yaptırır. Gordon kısa süre çalıştıktan sonra oradan da ayrılır. Açlık, sefalet dolu günlerin ardından bir reklam şirketinde çalışmaya başlar. Yazdığı reklam metinleriyle kendisinin bile şaşıracağı başarıya ulaşır. Sevdiği kadın Rosemary ile de orada tanışır. Gordon, başarıdan mutlu olmanın yanı sıra kendisindeki bu çelişkili durumu kaygıyla izler.

İçinden bir ses ona, parayı hor görürse havadaki kuşlar kadar özgür olacağını söylüyordur fakat havadaki kuşların oda parası ödemek zorunda olmadığını unutmuştur.

Arkadaşı Ravelston’dan, sadece hayatta kalacak kadar kazanacağı bir iş bulmak için yardım ister. Bir sahafın yanında haftalıkla çalışmaya başlar. Bir süre sonra açlık ve parasızlık onun her şeyi sorgulamasına neden olmaya başlamıştır. Olgusal olarak karşı çıktığı para ve öteki yanda derin bir özlemini duyduğu paranın getirdiği imkânları kabullenemeyişi onu içsel bir çelişkiye sürükler. Odasındaki Aspidistra (Aspidistra çiçeği, sınıf atlama özentisindeki orta sınıfı temsil eden, bu sınıfın evlerinden eksik etmedikleri bir zambak türüdür.) çiçeği bile ona parayı hatırlatıyor, bir nevi paradan intikamını çiçeği sulamayarak onu da açlığa mahkûm ederek çıkarıyordur. Sevgilisiyle, arkadaşlarıyla olan sorunlarını hep paraya bağlayarak aslında paranın kölesi olduğunu kabul etmiştir. Sıkıntılı günlerinde ablasından borç alarak ayakta kalmaya çalışan Gordon, Amerikan bir yayın evinin şiirini yayınlamasıyla 50 dolar kazanır. O güne kadar yapmak istediklerini bir güne sığdırır. Arkadaşı ve sevgilisiyle birlikte eğlenmek ister fakat fazla alkol, içindeki diğer Gordon’u yani para hırsı olan tarafını ortaya çıkarır. Bütün gece içen kahramanımız, gözünü nezarette açar. Sabah uyandığında elindekileri kaybetmekle kalmamış işinden de olmuştur. Kimseden yardım kabul etmeyen Gordon Ravelston’un evinde kalmak zorunda kalır. Uzun bir süre sonra bulduğu iş yine bir sahafın dükkânında, fakat bu defa şartları daha da zor olan bir iştir. Gordon reddettikleri ile beraber yaşamdan da kopmaya başlar. Yarı aç, giysileri rehinde, bataklığa doğru sürüklenmektedir. Sevgilisinin uyarıları bile onu bundan vaz geçiremez. Taki Rosemary’nin hamile olduğunu öğrenene kadar. İki yıl direndiği açlık ve sefalete yanında sevdiği kadını ve çocuğunu sürükleyemeyeceğini fark ettiğinde, reklam şirketindeki eski işine geri döner tekrar çalışmaya başlar. O hep acıyarak baktığı siyah ceketli orta sınıflar ve aspidistra çiçeğini pencere önüne koyarak, başından beri eleştirdiği sistemin bir parçası olacaktır.

Aspidistra – Kitap Açıklaması

İngiliz romancı George Orwell, Hayvan Çiftliği adlı siyasal masalında, zorbalığa dönüşen Stalin yönetimini yerden yere vurmuş; Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı ünlü yapıtında da insanlığı belleksiz ve muhalefetsiz bir totaliter toplum tehlikesine karşı uyarmıştı. Ama bu iki büyük yapıtından önce, 1930’lar İngiltere’sinde ‘sınıf atlama özlemi’ni benzersiz bir kara mizahla eleştirdiği Aspidistra romanını kaleme almıştı. Aspidistra, sınıf atlama özentisindeki dar gelirlilerin bir statü simgesi olarak gördükleri, evlerinden eksik etmedikleri çiçeksiz bir zambak türüdür. Bir reklâm ajansında metin yazarlığı yapan Gordon Comstock, kapitalizmin yutturmacası olarak gördüğü reklâmcılıktan nefret eder, orta sınıfın boğucu yaşamından kaçarak şairliğe soyunur. Bu uğurda sevgilisinden ayrılmayı bile göze alır; ama romanın sürpriz sonunu yine sevgilisi yaratacaktır.

Like
Love
Care
Haha
Wow
Sad
Angry
Nurhayat Akbulut
Nurhayat Akbulut
İyi kitap okumak geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.

BENZER KONULAR

YORUMLAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

792BeğenenlerBeğen
4,534TakipçilerTakip Et
21TakipçilerTakip Et
22TakipçilerTakip Et
55AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular