Bir Son Duygusu – Julian Barnes
| Tür: | Roman |
| Yazar: | Julian Barnes |
| Yayınlanma Tarihi: | 2023 |
| Yayınevi: | Ayrıntı Yayınevi |
| ISBN: | 9789755397214 |
Karakterler
Anthony (Tony) Webster: Emekli, sakin bir hayat süren, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan ana karakter.
Veronica Ford: Tony’nin gençlik aşkı; soğuk, mesafeli ve gizemli bir karakter.
Adrian Finn: Tony’nin zeki ve felsefi bakış açısına sahip arkadaşı; olayların merkezinde yer alır.
Sarah Ford: Veronica’nın annesi; hikâyedeki büyük sırrın kilit noktasıdır.
Margaret: Tony’nin eski eşi.
Susan: Tony’nin kızı.
Jack Ford: Veronica’nın kardeşi.
Adrian’ın oğlu: Zihinsel engelli bir birey; hikâyenin çözümünde önemli rol oynar.
Konusu
Roman, geçmişin ne kadar doğru hatırlandığı ve insanın kendi anılarını nasıl çarpıtabileceği üzerine kuruludur. Emekli bir adam olan Tony Webster, gençlik yıllarından kalan bir miras sayesinde geçmişiyle yeniden yüzleşmek zorunda kalır. Bu süreçte eski ilişkiler, kırgınlıklar ve yanlış hatıralar ortaya çıkar ve yıllar önce yaşanan olayların aslında düşündüğünden çok daha farklı olduğu anlaşılır.
Bir Son Duygusu Özeti
Tony Webster, sakin ve rutin bir emeklilik hayatı sürerken bir gün aldığı miras haberiyle geçmişine dönmek zorunda kalır. Eski sevgilisi Veronica’nın annesi tarafından kendisine bırakılan para ve Adrian Finn’e ait günlük, Tony’nin gençlik anılarını yeniden sorgulamasına neden olur.
Lise yıllarında yakın arkadaş olduğu Adrian, oldukça zeki ve derin düşünen biridir. Tony’nin Veronica ile yaşadığı sorunlu ilişkinin ardından Veronica ile Adrian’ın birlikte olması ve kısa süre sonra Adrian’ın intihar etmesi, Tony’nin hayatında büyük bir kırılma yaratır.
Yıllar sonra Veronica ile yeniden iletişime geçen Tony, geçmişte yazdığı kırıcı mektubun etkilerini fark eder ve büyük bir pişmanlık yaşar. Olayları araştırdıkça, Adrian’ın aslında Veronica ile değil, onun annesi Sarah ile ilişki yaşadığını ve zihinsel engelli bir çocuklarının olduğunu öğrenir.
Bu gerçekle yüzleşen Tony, geçmişteki sözlerinin ve davranışlarının sonuçlarını geç de olsa anlar. Roman, hafızanın güvenilirliğini sorgularken, insanların geçmişi kendi bakış açılarına göre nasıl değiştirdiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyar.
Bir Son Duygusu – Kitap Açıklaması
Julian Barnes’ın son romanı Bir Son Duygusu, yazarın önceki birkaç yapıtında da görüldüğü üzere, Barnes’ın yazarlığının gitgide başat öğesi haline gelmiş olan “anımsama yoluyla hayatı irdeleme” izleğinin çarpıcı bir açılımıyla başlıyor. Hikâyenin ana kahramanı Tony Webster, kırk yıl önce yaşadığı bazı olayları anımsar ve onları zihninde gelişigüzel bir sıraya dizer. Ne var ki, başlangıçta sıradan bir şeymiş gibi görünen bu anımsama edimi, Tony Webster’in kendisine bir günce bırakıldığını öğrenmesiyle birlikte, kahramanın hayatını durmadan sorguladığı ve sonunda kendi kişiliğine ilişkin son derece karamsar sonuçlara varacağı acımasız bir kimlik arayışına dönüşecektir.
Emekli bir tarihçi olan ve şimdi pek etliye sütlüye karışmadan, hayatını tek başına sürdüren Tony Webster, geçmişinde bir kez evlenip boşanmıştır; Susie adında, iyi anlaştığını söylediği yetişkin bir kızı vardır. Günün birinde, bir avukattan aldığı bir e-postayla, kırk yıl önceki kız arkadaşı Veronica Ford’un annesinin ona vasiyetinde bir günce bırakmış olduğunu öğrenir ve çok şaşırır. Güncenin gerçek sahibiyse kırk yıl önce birlikte aynı okula gittiği, birçok yaşantıyı ve fikri paylaştığı ama ne yazık ki sonunda, kız arkadaşı Veronica’yı elinden alıp sonra da beklenmedik bir şekilde “sahneden çekilmiş” olan Adrian Finn’dir. Aralarında geçen olumsuzluklara karşın, zekâsına ve hayatı derinlemesine kavrayışına büyük hayranlık duyduğunu söylediği ve evet, artık “sahnede olmayan” Adrian Finn…Tony Webster, kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü bu günceyi, Veronica’nın kendisinden ister ancak Veronica, onun bu isteğini yerine getirmeye yanaşmaz. Birkaç kez buluşurlar ve her buluşmalarında, Veronica’nın keskin sözlerinin yüzünde patladığını hisseder: “Anlamıyorsun işte. Hiçbir zaman anlamadın ve asla da anlamayacaksın!”…Tony Webster’ın bir türlü anlayamadığı şey nedir? Tony’nin hayatla ne alıp veremediği vardır? Yoksa, hikâyesinin sonunda acı bir şekilde düşündüğü gibi, her yerde “kargaşa” mı vardır?
Julian Barnes’a Anglosakson dünyasının Nobel’i sayılan The Man Booker 2011 Ödülü’nü kazandırmış olan ve artık çok iyi tanıdığımız ironi anlayışının damgasını taşıyan Bir Son Duygusu, belleğin sonsuz değişkenliği, geçmişi yeniden inşa etmek denilen o devasa insanî tutku ve her şeyden önce de, hayatın anlamı üzerine “kaleme” alınmış incelikli, sorgulayıcı bir ustalık romanı.
Tek dokunuşla tepkini bırak, diğer okurlar da görsün.



























