Arkadaş

Arkadaş – Maksim Gorki

TürYazarYayınlanma Tarihi
HikayeMaksim Gorki1999
Konusu

Maksimum Gorki ‘nin  “Arkadaş” adlı kitabı, Bir Zamanlar İnsan Olan Yaratıklar ve Çelkaş isimli hikâyeleri bir kitap içine sığdırmış. İşlenen her konu, özlerinde ayrı ayrı birer roman olabilecek kadar zengin bir içerikle sunulmuş. Gorki’nin gençlik yıllarında yazdığı bu hikâye kitabı, diğer eserlerinde de olduğu gibi 19. Yüzyıl Rusya gerçekçiliğinin, realist bakış açısıyla yeni bir toplum bilincinin uyanması, insanca yaşama düzenine duyulan ateşli tutkuyu her bir hikâyede o kadar güzel işlemiş ki bu özelliğiyle okuyucuyu kendisine hayran bırakmakta, bunu yaparken sistemi kâh eleştirerek kâh yol göstererek arzularını dile getirmiş. Üç hikâyenin ortak vurgusu ise halkın büyük bir kısmının sefalet içinde yaşıyor olmasıdır. Yapabilecek birçok şeyleri olmasına rağmen sessiz kalışlarını eleştirmiş yazar. Etik değerlerin hemen hemen hepsinin yok sayıldığı, haksız yoldan kazancın hak görüldüğü ve dönemin gelir adaletsizliğinin boyutlarını gözler önüne seriyor. Toplum reformunun tenetlerini kendi içinde bulması gerektiğini; köylüyü, kentliyi üretime dâhil etme çabasında olan yazar Gorki’ yi anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap.

İlk Hikâye – Arkadaş

Karakterler

Maksim: İyi niyetli, çalışkan adam, genç arkadaşı Şakro’ya yardım etmek için türlü sıkıntılarla baş eden sağlam karakterli bir adamdır.

Şakro Pladze: Gürcü prensi olduğunu iddia eden, on dokuz yaşında olmasına rağmen, yalanı riyayı marifet bilen, tembel ruhlu, haksız kazancı yol gören bir adamdır.

Özet

Hikâyede birbirinden tamamen farklı iki karakterin yollarının kesişmesi ve hikâyeleri konu ediliyor.

Hikâyenin ana karakteri Maksim, Şakro’yu limanda, ilk defa gördüğünde gencin sefaleti dikkatini çeker ve ona yardım eder. Genç adamla biraz sohbet ettiğinde, onun Gürcü prensi olduğunu ve dolandırıldığı için bu halde olduğunu öğrenir. Maksim, delikanlının bulundukları şehirde yitip gitmesinden endişelendiği için onu Tiflis’e götürmeye karar verir. Maksim ile Şarko’nun karakterleri taban tabana zıttır. Yolculukları esnasında yaşananlar, yalancı prensin aymazlığı, asalak tavırlarına tahammül eden Maksim’in sabrı okuyanı hayran bırakacak niteliktedir. Yazar hikâyede tek taraflı yaşanan arkadaşlığı anlatırken, dönem Rusya’sını ve sefaletini de göz önüne serer. Hikâyenin devamında kahramanımız, genç arkadaşının tüm aşağılamalarına rağmen onu Tiflis’e götürmeyi başarır.

Maksim bu yolculuk sayesinde o büyük filozofların kalın kitaplarında bulunamayacak birçok şey öğrenir. Çünkü yaşamın bilgeliğ,i her zaman insanlarınkinden daha geniş ve derindir.

İkinci Hikâye – Bir Zamanlar İnsan Olan Hayvanlar

Karakterler

Aristid Kuvalda: Çevresi tarafından “Yüzbaşı” olarak bilinir. Eskiden zengin ve itibar sahibi bir adamken, sonrasında düşkün bir pansiyonun işletmeciliği yaparak geçimini sağlar. Yardımseverliğiyle bilinir.

Filip: Öğretmenlikten, avukatlığa kadar birçok mesleği yapmış, içki alışkanlığı yüzünden tüm varlığını yitirmiş ve Aristid’in pansiyona sığınmıştır

Özet

Zamanın yıprattığı evlerin bulunduğu bir mahallede yıkılmaya yüz tutmuş bir pansiyon ve o pansiyon sakinlerinin sefil hayatları konu ediliyor hikâyede. Bir tarafta ihtilalden sonra asaletin el değiştirdiği zengin tüccarların yaşadıkları lüks hayat, diğer tarafta ise sefil bir hayat süren halk ve ortada bütün ihtişamıyla yükselen kilisenin şaşalı görüntüsü…

Bu pansiyonun sakinleri eskiden kültürlü, saygıdeğer insanlar iken, yaşadıkları talihsizliklerle fakirliğe sürüklenmiş, dolayısıyla da büyüyen çaresizlikleriyle yaşamla bağları kesilmiştir. Pansiyon işletmecisi Yüzbaşı ve öğretmen de benzer şeyleri yaşamalarına rağmen yine de yapılacak bir şeylerin varlığından umut ederler. Yüzbaşı, içtikçe cesaret bulan, çalışmaya gelince sessizce köşesine çekilen bu topluluğu “Bir zamanlar insan olan yaratıklar “diyerek onları hafif bir ironi ile tanımlar. Görünüşte zavallı olan bu insanların tartışmaları alkol ile birlikle tutkulu ve ateşlidir. Yaşadıkları pansiyon, zengin bir tüccar tarafından yıkılmasıyla, kendilerini sokakların beklediğini bilmelerine rağmen birliktelik gösteremezler. Yüzbaşı ve öğretmeni yalnız bırakıp eskiden yaptıkları gibi sessizlikleriyle sefaletlerine razı olurlar.

“Suçlarımızı ancak başkalarında bulduğumuzda yaşayabiliriz.”

Üçüncü Hikâye – Çelkaş

Karakterler

Çelkaş: Hırsızlıklarıyla nam salmış, sefil görünümlü fakat hali yerinde birisidir. Tesadüfen tanıştığı köylü gençte bir anda onda kendi gençliğinin kötü günlerini görür. Ona yapabileceği en büyük iyilik, ona çaldıklarının hepsini vermekten başka bir şey değildir.

Gavrilo: Yaşadığı köyden daha rahat yaşamak için geldiği bu liman kentinde kendi içinde var olan fakat bilmediği karanlık yönleriyle tanışacaktır.

Özet

Hikâyenin kahramanlarından Çelkaş, Rusya’ nın bir balıkçı kasabasında yaptığı hırsızlıklarla nam salan bir karakterdir. Yolların kesiştiği bu hikâyede ise Çelkaş, kendisine yardım edecek birini ararken Gavrilo adında görünüşünden masumluk akan köylüyü görür. Çaresiz olan bu gence yaptığı teklifle bir nevi hayallerini de satın almış olur. Genç adam yapacağı işin ne olduğunu anlamadan teklifi kabul eder. Bu iki karakter yan yana gelmiş olsalar da; yaşamdan beklentileri, özgürlük anlayışları birbirinden taban tabana zıttır. Çelkaş, paranın ona özgürlük getireceğini düşünürken, Gavrilo köyünde sahip olacaklarının hayalini kurmayla yetinir. Hikâyenin üçüncü karakteri olan Para ise, çirkin yüzünü hikâyenin ilerleyen kısmında gösterip, vicdan sorgulaması yaptıracaktır. Genç adam gecenin yarısında yaptığı işin kürek çekmek olmayıp hırsızlığa yardım ettiğini anladığında, içinde bulunduğu tehlikenin farkına varır. Önce duyduğu pişmanlık yerini daha çok paraya sahip olmaya ve nitekim ortağını soyup öldürmek istemesine evrilir. Ortağı Çelkaş’ı bir taş ile etkisiz hale getirdikten sonra ganimetlerin tamamını – yine Çelkaş’ın izin vermesiyle- alır ve kaybolur.

Yazarın da deyimiyle “ Akıl ve vicdanla parasız yaşamak olasıdır. İnsanlar, ancak vicdanlarının sesini dinlemeyi bıraktıkları an zenginliğe gerek duyarlar.”

“Az vicdan, çok para”

Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Toplam: 9 Ortalama: 4.9]
Önceki KonuVedat Türkali
Sonraki KonuGelirken Ekmek Al
Nurhayat Akbulut
İyi kitap okumak geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.

Benzer Konular

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

985BeğenenlerBeğen
808TakipçilerTakip Et
298TakipçilerTakip Et
21AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular