Ana SayfaRomanParfümün Dansı

Parfümün Dansı

Parfümün Dansı – Tom Robbins

Tür:Roman
Yazar:Tom Robbins
Yayınlanma Tarihi:1984
Yayınevi:Ayrıntı Yayınları
Karakterler

Alabor: Kitabın ana karakteri olan bir kraldır.

Kudra: Esanslara, tutsulere, kokulu yağlara takmış, koku olma duyusu dehşet gelişmiş kişi.

Marcel: Koku konusunda herkes tarafından kabul edilen, oldukça hassas bir burnu vardır.

Madame Devalier: Parfümcü

V’lu: Mademe Devalier’in yardımcısı.

Priscilla: Garson

Konusu

Roman, 8. yy’da yaşayan, kral Alobar ile günümüzde New Orleans’da yaşayan parfümcü Madame Devalier ve asistanı V’lu, Seattle’da yaşayan ve aklındaki parfümü üretebilmek için para bulmaya çalışan garson Priscilla ve Paris’te yaşayan ünlü LeFever parfüm şirketinden Marcel’in kesişen hayat hikâyelerini konu alıyor. Temel olarak Alabor’ın ölümsüzlüğü arayışını işlerken, bir yandan da parfümün doğuşunu ve çiçeksel bilinci anlatıyor.

Batı’dan Doğu’ya oradan da Yeni Dünya’ya yüzyıllarca süren, ölümsüzlüğün peşinde koşan bir yolculuktur. Batı, acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapanların ülkesidir. Doğu, sevgiyi, boş zamanı, çileciliği ve bilinmezliği hayatlarına yerleştiren insanların su ve parfüm diyarıdır.

Parfümün Dansı Özeti

Kitap, gelenek gereği yaşlılık belirtileri göstermeye başlayan Alobar adlı bir kralın acı yumurta yiyerek öldürülmesi kararıyla başlıyor. Ancak ölmek istemeyen kral, Wren isimli bir cariyenin yardımıyla bu ölümden kurtulur. Sonra dünyayı dolaşmaya başlar ve Kudra Hint geleneğine göre dul olduğu için kocasının cesediyle birlikte yakılması istenir. Ancak Kudra, Alabor gibi ölümden kaçar ve Alobar’ın bulunduğu manastıra gelir. Burada kalmak için bir süre erkek kılığında dolaşır. Keşişler Kudra’nın kız olduğunu anlayınca bir keşişin yardımıyla Alobar’la birlikte kaçarlar. İkisi de sınırsız yaşamı keşfetmek ister. Böylece Bandaloop Doktorlarının yaşadığı mağaraya geri dönerler. Ama gittiklerinde burada kimseyi bulamazlar. Sadece boş bir mağara vardır. İkisi de burada uzun süre kalırlar çünkü Bandalop enerji dalgaları hala mağaranın içindedir ve Bandalopların öğretisini bu enerji dalgalarından öğrenmeye çalışırlar. Uzun bir hayat yaşamayı öğrendikten sonra birlikte dünyayı dolaşmaya başlarlar. Meslek olarak gittikleri yerlerde tütsü, parfümeri, ağaç işleri gibi sanatlarda uzmanlaşarak yaşamlarına devam ederler ve bir gün Pan adında bir tanrı ile karşılaşırlar. Bu tanrının özelliği, flütünü çalarak insanlara eğlence ve mutluluk kaynağı olması ve geceleri erotik rüyalarını süslemesidir. Ancak zamanla Hristiyanlığın yayılması nedeniyle unutulan bu tanrı yok olma eşiğine gelir. Pan’ın çaresizliğine dayanamayan Alobar ve Kudra, onu Paris’te açtıkları parfümeriye götürürler. Pan’ın yeni keşfedilen Amerika topraklarında kendisine inananları bulabileceğini düşünerek onu yanlarına almaya karar verirler. Ancak Pan yarı keçi olduğu için kötü bir kokuya sahiptir. Amerika’ya yolculuk gemiyle olacağı için Pan’ın kokusunu saklamaları gerekir. Bunun üzerine Kudra, yüzyıllar boyunca edindiği tüm bilgileri Pan’ın kokusunu gizleyecek bir parfüm üretmek için kullanır.

Bu arada bugün, Fransa’dan Marcel le Fever, New Orleans’tan Madame DeValier ve Seattle’dan Priscilla adlı üç uzman parfümcü, Kudra ve Alobar tarafından daha önce keşfedilen mükemmel parfümün malzemelerini bulmaya çalışır. Bu parfüm Pan’ın kokusunu gizleyen parfümdür.

Sonunda Alobar, Marcel le Fever, Madame DeValier ve Priscilla New Orleans’ta buluşurlar ve Alobar onlara parfümün sırrını anlatır. Ama bir şartı vardır; Marcel le Fever ünlü ve büyük bir şirketin sahibi olduğu için parfümü üretecek ve parfümün adı “Kudra” olacak ve gelir parfümü keşfetmeye alışan herkese dağıtılacaktır.

Parfümün Dansı – Kitap Açıklaması

“Oyunculluk uçarılık değil, bilgeliktir” diyerek çılgınlık derecesinde “oyuncul” romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel/tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi.

Batı’dan Doğu’ya, oradan da Yeni Dünya’ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. Batı, acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapınanların diyarıdır. Doğu, aşka, boş zamana, münzeviliğe, bilinmezliğe hayatında yer veren insanların yaşadığı su ve parfüm diyarıdır. Yeni Dünya’da ise sadece “başarı” ve hırs vardır.

Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan’dır. Pan, insanların duyguları ile düşünceleri arasına duvar çekmeleri; yaşamak yerine, cennete kabul edilmek ve doğayı tahakküm altına almak için çalışmaları; dans, müzik ve aşkla ilgilenmek yerine, doğru ve yanlışla uğraşan Aristo, İsa ve Descartes’a inanmaları ile gücünü yitiren bir tanrıdır.

Son yılların önemli yazarından bir başyapıt okumak isteyenler için…

(Tanıtım Bülteninden)

Like
Love
Care
Haha
Wow
Sad
Angry
KitapDiyarı
KitapDiyarı
İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

BENZER KONULAR

YORUMLAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

789BeğenenlerBeğen
4,115TakipçilerTakip Et
21TakipçilerTakip Et
22TakipçilerTakip Et
54AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular