Ana SayfaRomanHayatımı Kurtaran Savaş

Hayatımı Kurtaran Savaş

Hayatımı Kurtaran Savaş – Kimberly Brubaker Bradley

Tür:Roman
Yazar:Kimberly Brubaker Bradley
Yayınlanma Tarihi:2015
Yayınevi:Parodi Yayınları
Karakterler

Ada Maria Smith: Tam adını 11 yaşında öğrenen Ada, yumru ayak olduğu için annesi tarafından şiddetin her türlüsünü yaşayan bir çocuktur. İçindeki savaşçı ruhu ile büyük sıkıntıları çözülebilir hale getiren güçlü bir karakterdir.

Jamie Smith: Altı yaşında bir çocuktur. Ada kadar olmasa da o da annesinden şiddet görür. Doğduğundan itibaren ablası onun tüm bakımını yapmış, onun yanında olmuştur. Yaşadığı şartlara rağmen vicdanlı bir çocuktur.

Anne: Çocuklarını doğdukları günden itibaren ayağına bağ olarak gören birisidir. Ada’nın ayağındaki sağlık sorunun ameliyatla düzeleceğini bilmesine rağmen buna izin vermeyen bir annedir.

Susan Smith: Çok sevdiği arkadaşının yasını tutarken onun himayesine verilen iki çocuk sayesinde yaşadığı bunalımdan çıkar. Birbirlerine verdikleri sevgi üçünü de iyileştirir.

Konusu

Londra/ İngiltere

Dünyanın çehresini değiştiren İkinci Dünya Savaşı yaşanırken henüz on yaşındaki bir çocuğun, annesinin açtığı savaştaki mücadelesini okuyoruz. Küçük bir çocuğun sevilebilme umuduyla ayağındaki sağlık sorununa ve acılarına rağmen annesine yine de sığınma çabasını görüyoruz. Bir çocuk ailesinden başka kime güvenip sığınabilir ki… Ada, yaşının üstünde sorumluluklar alır ve bu kadar zorluğa rağmen altı yaşındaki kardeşinin bakımını üstlenir, hayatlarını değiştirecek çabayı gösterir ve bu büyük savaşı kazanır. Ada’nın da dediği gibi “bu savaşı; cesur olduğu için, çok yorulmasına rağmen çalıştığı için ve korkmadığı için” kazanmıştır.

Hayatımı Kurtaran Savaş Özeti

Farklı türden birçok savaş vardır…

1939 yılının ilk aylarında İkinci Dünya Savaşının henüz eşiğinde olan İngiltere bu buhran ile baş edebilmenin yollarını ararken, Ada, ayağındaki sağlık problemini bahane eden annesiyle tek taraflı bir savaş içindedir. Annesi ona fiziksel ve psikolojik şiddetin her türlüsünü uygular- hatta onun sokağa bile çıkmasına izin vermez. Bir odanın içinde tıkılıp kalan çocuk, kardeşi Jamie’nin küçük hatalarından dolayı bile cezalandırılır, böceklerle dolu bir dolaba kapatılır. Sandalyeye bağlanır, vücudu uyuşana kadar tutulur. Ada yürüyebilirse annesinin onu seveceğini düşünerek gizli gizli yürüyüş denemeleri yapar. Canı çok acısa da yerinden hiç kalkamayan çocuk artık ayakta durabilmeyi başarmıştır.

Savaşın patlak vermesiyle Londra’daki çocuklar kırsal yerlere tahliye edilmeye başlar. Fakat Ada’dan utanan annesi onun gitmesine izin vermez. Sabahın erken saatinde henüz altı yaşında olan kardeşini de uyandırarak evden gizlice ayrılıp tahliye olacak çocuklara katılmayı başarırlar. Trenle süren uzun yolculuk sonrası çocuklar, onları savaş bitene kadar koruyacak yeni ailelere verilirler. Ne var ki Ada ve Jamie’yi kimse istemez. Bakımsız ve çelimsiz iki çocuk, Susan Simith adında yalnız yaşayan bir kadının yanına yerleştirilir. Susan, kısa bir süre önce en yakın arkadaşını kaybettiği için kendini hemen hemen yalnızlığa terk eden mutsuz bir kadındır. Çocukların ona verilmesini ilk önce istemez fakat kısa bir süre misafir edebileceği için kabul eder.

İlk günden itibaren çocukların sağlıkları ve doğru gelişebilmeleri için elinden geleni yapar. Fakat iki çocuk, istenilmediklerini duydukları için uyum sağlayamazlar. Geri gönderileceklerinin korkusunu yaşarlar. Ada’nın ayağının ameliyat ile düzelebileceğini öğrenen Susan, ameliyat izni için annelerine aralıklarla mektup yazar. Çocuklar bunu, eve geri gönderilmek için yazıldığını düşünerek içten içe Susan’a hırçınlıkla tepki verirler. Susan, kaybettiği arkadaşının yerine iki çocuğu koyar, onlarla mutlu olup onlarla endişelenir. Yalnızlığını onlarla paylaşır. Susan’ın Midilli’si Butter, Ada’nın en iyi arkadaşıdır. Ona binerek, yürüyerek gidemeyeceği her yere gitmeye başlamıştır. Butter’ın tüm bakımını üstlenir. At eğitiminden anlayan komşularından yardım alıp binici eğitimi alır. Annesi onun okula gitmesini de engellemiştir. Susan, Ada’ya okuma yazmayı öğrettiği gibi, dikiş gibi el becerisi gerektirecek birçok şeyi de öğretir.

Bu sırada savaş devam ediyordur ve Hitler; Norveç ve Danimarka’dan sonra Hollanda ve Belçika’yı da işgal eder. Ve İngiltere de artık bu tehditle baş başadır. Bulundukları köy havaalanına yakın bir sahil kasabası olduğu için bombalanma ihtimali yüksektir. Savaşın her anlamda hissedildiği bu zor günler de bütün köy halkı birlikte mücadele verirken, Ada ve Jamie’de boş durmaz onlara yardım ederler. Sığınakta olanlar bu günlerin en zorlarıdır belki de. Çünkü Ada, annesinin onu kapattığı dolabın travmasını her defasında yeniden yaşar. Susan’ın sabırla ve sevgiyle olan yaklaşımı iki çocuğu da aradıkları aile sıcaklığına kavuşturmuştur zamanla. İkisi de artık geri dönmeyeceklerini içlerine sindirdiklerinde birden annelerini karşılarında bulurlar. Hükümetin, çocuklara bakan kişiye belirli bir ücret ödenmesi gerektiğini duyan anne bu yüzden bir yıldır aramadığı çocuklarını almaya gelir. Susan’a hakaretler yağdıran kadın çocuklarını da bundan esirgemez. Zorla Londra’ya geri götürür. Ada’nın rahatlıkla yürüyebilmesini sağlayan kol değneklerini kırar. Eski kötü günler yeniden başlamıştır. Fakat Ada kararlıdır. Evde doğum belgelerini arayıp bulur. Kardeşini de alarak Susan’a geri döneceklerdir. Şehrin bombalanmasıyla sığınaklara inmeye çalışan iki çocuk karşılarında Susan’ı görürler. Susan onların ardından yola çıkmış, elindeki mektuplardaki adresler sayesinde yaşadıkları yeri bulmuştur. Bitlikte köye döndüklerinde Susan’ın evinin de hava saldırısında yıkıldığını görürler. Bilmeden birbirlerinin hayatlarını kurtarmışlardır.

Hayatımı Kurtaran Savaş – Kitap Açıklaması

Çağdaş dünya edebiyatının en iyi kurgularından biri olan bu eser 22 dilde yayımlanmış, toplamda 45 ödüle aday olup 26 ödüle layık görülmüştür.

Kazandığı ödüllerden bazıları:

  • Newbery Onur Ödülü
  • Yılın En İyi Kitabı Ödülü – Wall Street Journal
  • Yılın En İyi Kitabı Ödülü – Kirkus Reviews
  • Yılın En İyi Kitabı Ödülü – Publishers Weekly
  • Schneider Family Kitap Ödülü
  • Josette Frank Kitap Ödülü
  • Odyssey Kitap Ödülü
  • Onur Ödülü – E. B. White Read Aloud
  • Judy Lopez Kitap Ödülü

“Savaşmasaydım ait olduğum yeri bulamazdım.”

Ada, sakat ayağı sebebiyle ondan utanan annesi yüzünden yaşadığı odanın içinden bir kez olsun çıkmamıştır. Hayata dair hiçbir şey bilmez, kendini anlatacak kelimeleri bile bulamaz. İkinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde Londra’daki çocuklar kırsal yerlere tahliye edilirken kardeşi Jamie’yle birlikte evden kaçar ve hayatında yepyeni bir sayfa açılır. Hiç tanımadıkları bir kadının yanına, Susan’a sığınırlar, onun şefkatiyle iyileşip yaşama tutunurlar.

Aralarında oluşan bağ sevginin gücüyle günden güne büyür. Fakat bu bağ, tüm hoyratlığıyla süren savaşa rağmen onları bir arada tutmaya yetecek midir? Yoksa Ada ve kardeşi annelerinin zalim ellerine tekrar mı düşecektir?

(Tanıtım Bülteninden)

Like
Love
Care
Haha
Wow
Sad
Angry
Nurhayat Akbulut
Nurhayat Akbulut
İyi kitap okumak geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.

BENZER KONULAR

YORUMLAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

792BeğenenlerBeğen
4,489TakipçilerTakip Et
21TakipçilerTakip Et
22TakipçilerTakip Et
55AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular