Ana SayfaRomanDoğu Yolculuğu

Doğu Yolculuğu

Doğu Yolculuğu – Hermann Hesse

Tür:Roman
Yazar:Hermann Hesse
Yayınlanma Tarihi:1932
Yayınevi:Can Yayınları
Karakterler

Hermann Hesse: Yazar kitap içerisinde kendisinden bahsederken H. H kısaltmasını kullanır. Ruhunu anlamlandırma çabasında katıldığı cemiyette hayatın anlamını ve mutluluğu aramaktadır.

Leo: Cemiyette çok sevilen yardım sever ve aynı zamanda iyi bir hizmetkâr olarak bilinir. Gerçekte cemiyet yöneticilerindendir.

Lukas: Yazarın gençlik yıllarından gazetede redaktörlük yapan arkadaşıdır. Mistisizme inancı olmasa da arkadaşının kitabını yazmasını desteklemek için ona yardım eder.

Konusu

Nobel Edebiyat ödüllü yazar Hermann Hesse’nin bu kitabı oryantalizmin mistik yönüne olan hayranlığını anlatan eserlerinden birisidir. Cemiyet Seferine katılmasıyla gelen iç huzuru, buradan ayrıldıktan sonra yaşadığı kasvetli ve umutsuz günleri yazar kendi yaşanmışlıklarının içerisinden anlatıyor. Ona göre bu gezi coğrafi seyahatten çok içsel bir arayışı simgeliyor. Bir nevi kendi yaşam yolunda, onunla birlikte kendi yollarını arayan insanlarla tabiri caiz ise – yol arkadaşı – olmayı hedefliyor. Bu sait ile yazar, okuyucusunu da kendisine eşlik ettirir, sorular sormasını sağlar. Her ne kadar cevaplar vermekten kaçınarak, soruları sorularla cevaplasa da türün severleri için kaçırılmaması gereken bir eser.

Doğu Yolculuğu Özeti

Yazar doğu felsefesi ve mistisizmine olan inancıyla, bireysel arayışlarına çözüm olarak “Doğu Yolculuğu” isimli bir cemiyete katılır. Cemiyetin kurallarında her üyenin kendi ajandalarının olması ve öğretilerin gizli kalması şarttır. Bu yolculuk sırasında cemiyete bağlı gruplar gemi, tren vs. gibi modern taşıma araçlarını kullanmadan “ilkel” bir yolculuk yaparlar. Bu sayede daha çok insanla tanışıp paylaşımda bulunma fırsatı bulurlar. Ona göre bu seyahat bir içsel arayış, ruhun kendisini bulma çabasıdır. Grup üyelerinin farklı arayışları olsa da gittikleri yol aynı yoldur. Her şey yolunda giderken kafilenin hizmetini yapan ve herkes tarafından sayılıp sevilen grup üyesi Leo aniden kaybolur. Giderken cemiyet belgelerini de beraberinde götürmüştür. Bu olay anlaşmazlıklara sebebiyet verir ve daha sonrasında cemiyetin dağılmasına kadar varır.

Cemiyet ve öğretilerini anlamlarını yitirdiği için yazar gruptan ayrılmış olsa da aradan yıllar geçmesine rağmen yazar aradığı mutluluğu yakalayamaz. Hatta o günlere olan özlemi onu daha da huzursuz eder. Yaşadığı seyahati yazmak istese de bunu başaramaz. Gençlik yıllarından tanıştığı gazeteci bir arkadaşından yardım ister. Yazarın Leo’yu ve sebepsiz gidişini takıntı haline getirdiği için yazamadığına kanaat getirirler. Yazar Leo’yu bulduğunda onun hizmetkâr olmadığını, hatta cemiyeti yöneten figürlerden biri olduğunu öğrenir. Kahramanımız bir zamanlar içinde bulunduğu grup tarafından kuralları ihlal edip gizliliği ihlal ettiği için cezalandırılır. Onun vicdanını harekete geçirerek, pişman bir “öz-davacı” olabilmesi için kendisiyle yüzleştirilerek cezalandırılır.

Önemli olan yol değil, yolculuktur.

Doğu Yolculuğu – Kitap Açıklaması

‘Doğu’ya yolculuk ediyorduk, ama Ortaçağ’a, ya da Altın Çağ’a da yolculuk ediyorduk. İtalya’dan, İsviçre’den geçiyorduk, ama bazen de geceyi onuncu yüzyılda geçiriyor, atalarımıza, ya da perilere konuk oluyorduk. Tek başına kaldığım zamanlarda kendi geçmişimden mekânlarla ve insanlarla sık sık karşılaştım, eski nişanlımla Ren’in yukarılarındaki orman kenarında dolaştım. Sonra herhangi bir vadide grubuma yeniden katıldığımda, Cemiyet şarkılarını dinleyip liderler çadırının karşısına kamp kurduğumda anlıyordum ki çocukluğuma yaptığım gezinti, ya da Sanço’yla at binmem de bu yolculuğun bir parçasıydı; çünkü bizim tek hedefimiz Doğu’ya varmak değildi, daha doğrusu bizim Doğu’muz salt bir ülke, ya da coğrafi bir yer değil, ruhun yurdu ve gençliğiyle, hem her yerdi hem de hiçbir yer, tüm zamanların yekvücut olmasıydı.’

Hermann Hesse’ın, ilk gençlik yıllarından beri hayranı olduğu Doğu ve Doğu felsefesi, mistisizmi ve hayat görüşü, onun pek çok kitabının temelini oluşturmuştur. “Doğu Yolculuğu” yalnızca, Hermann Hesse’in değil, Alman dilinin de en güzel, en şiirsel anlatılarından biri.

Like
Love
Care
Haha
Wow
Sad
Angry
Nurhayat Akbulut
Nurhayat Akbulut
İyi kitap okumak geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.

BENZER KONULAR

YORUMLAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

792BeğenenlerBeğen
4,534TakipçilerTakip Et
21TakipçilerTakip Et
22TakipçilerTakip Et
55AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular