Bu Böyledir

Bu Böyledir – Mustafa Kutlu

TürYazarYayınlanma Tarihi
HikayeMustafa Kutlu2013
Karakterler

Süleyman: Olayın baş kahramanıdır.Ailesiyle birlikte gittikleri lunaparkta geçmişe gidiş gelişleriyle bu dünyanın oyun mu gerçek mi olduğuyla alakalı iç hesaplaşma yaşayan biridir.

Zinnure: Süleyman’ın eşidir.

Hafız Yaşar: Süleyman’ın hafızlık öğrendiği kişidir.

Rafet:Süleyman’ın dayısıdır.Manifatura dükkanı vardır.

Şinasi:Süleyman’ın felsefe hocasıdır, ancak kendi sorunlarını çözememiş
birisidir.

Konusu

Olay örgüsü Süleyman ve hayatını etkileyen insanlar anlatılırken,
Süleyman’ın aralıklarla geçmişe gidiş gelişleriyle anlatılan hikayede aynı
zamanda bu dünyayı lunaparka benzeten onun ve oyunun içine kapıldıkça gelip geçici olan bu dünyada gerçeği bulmanın güçlüğü anlatılıyor. Tıpkı yazarın dediği gibi “Bu kadar. Yavaşlayacak, duracak. Binenler inecekler. Bu defa başkaları binecek.” Bu dünyanın sarhoşu olanlar, gerçekten uzaklaşıp yollarını kaybederler.

Bu Böyledir Özeti

Hikaye sekiz bölümden oluşmaktadır. Bunlar: Bu Böyledir, Bahtımın Yıldızı, Süleyman’ın Seçimi, Red Cephesi, Manifatura, Kahkaha Çiçeği, Su Sesi, Son

Bu Böyledir

Süleyman Koç, eşi Zinnure ve kızı Fatma ile birlikte lunaparka gezmeye gider. Lunaparkın neonları, florasanları altında Süleyman anılara dalar. Dulayşe’nin oğlu Süleyman, tuğla ocaklarında çalışmış, zayıf, kafası üç numara kazınmış sipsivri bir oğlandır. Yorgancı Yaşar’ın yanında hafızlık eğitimi almış, ne zamandır geçemediği felsefe dersinden geçip muhasebe öğrenerek memur oluşu zihninde tazelenirken kızının onu çekiştirmesiyle birden kendine gelir. Lunaparkta olduğunu fark eder, poligonda atış yaparken tavşanı vurursa talihinin de düzeleceğini düşünür.

Bahtımın Yıldızı

Zinnure’nin gençlik yıllarını, heyecanlarını anlatan bu bölümde, Zinnure Rauf Bey’in oğlu için giyinip süslenirken Süleyman ve annesinin dikkatini çeker. Genç kızın aklı Rauf Bey’in denizci oğlundadır. Fakat Süleyman’ın yardım severliği ve sevimliliğine kayıtsız kalamaz ve evlenirler.

Süleyman’ın Seçimi

Lunaparkta dolaşırken felsefe hocası Şinasi Bey’e rastlarlar. Felsefeden geçince mezun olup memur olduğu yıllar aklına gelir. Süleyman Hafız Yaşar’ı ve yorgancı dükkanını çok özlüyordur. Memurluk tercihinde mutsuzdu. Ne var ki Hafız Yaşar ona “Hafızlık geçim yolu değil. Para ile Kur’an ı Kerim okunmaz” demişti. Zinnure ile evlenmek için işe ihtiyacı vardı, memur olmayı tercih etmişti.

Red Cephesi

Bu bölümde Süleyman’ın hocası Hafız Yaşar dan bahs edilir. Hafız Yaşar yorgancılık yaptığı dükkanını, şehirleşmeye, betonlaşmaya karşı bir başına verdiği mücadelesi ile korumuş adeta dükkanının ağaçları, çiçekleri yola karşı meydan okumuştur. Hafız Yaşar ”Bu böyledir.” diyen topluma inat, bunun sonunun yada sonucunun daha önemli olduğunu idrak etmiş, gönlü güzel bir adamdır. Ağaçlarını, çiçeklerini bile Besmeleyle dokunan, her şeyin ilahi bir yansıma olduğunu düşünen birisidir.

Manifatura

Süleyman’ın dayısı Rafet manifatura dükkanının içini tanzim ederken bir yandan da dükkanını büyütme hayalleri kuruyordur. Namazını eda etmek için camiye gittiğinde, aklı dünya işlerindedir. Namazını kılarken Allah’a yöneldiğinin farkında bile değildir.

Kahkaha Çiçeği

Süleyman’ın felsefe hocası olan Şinasi Bey, eşinden ayrı yaşıyordur. Bu arada meslektaşına platonik aşıktır, bir türlü söyleyemiyordur. Kendi sorunlarını çözemiyor, lunaparkta ne yaptığını bilmeden geziniyordur.

Su Sesi

Süleyman la aynı yerde yaşayan ve hiç evlenmemiş zabıt katibi Sabahat’in dünyaya bakışı ve toplum içindeki yeri anlatılır.

Son

Hikayenin son bölümünde ilk bölüm olan “Bu böyledir” ile bağlantı kurulur. Zinnure’nin çok istediği fırını çekilişte kazanmışlardır. Lakin çıkış yolunu ararken kazandıkları hediye onlara yük olmuştur. Lunaparktan çıkmak istemelerine rağmen çıkışı bulamıyorlar, herkesin gittiği yöne giderek çıkıştan biraz daha uzaklaşıyorlardır. Burada lunapark dünyayı tasvir ediyor. Dünyanın ışıltısı, renkli albenisi, içine gireni kendine çeken hatta çıkış kapısını unutturan bir yer olduğu anlatılır. Oyun alanıdır lunapark, içinde oyalanırken gerçek hayattan uzaklaşıp çıkışı ve evin yolunu unutmamak gerekir.

“Dağa taşa bakarsın, şu gördüğün çiçeklere, sokaktan geçen adamlara, her şeye, her şeye. Bu çiçek neler söylüyor, bu adam nereye gidiyor, bu taşı buraya niçin koymuşlar, hep anlarsın. Gece gündüz, uyku ile uyanıklık, hayatla ölüm birleşir. Dünyada niçin varsın, anlarsın. Okudukça açılırsın”


Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Toplam: 13 Ortalama: 4.6]
Nurhayat Akbulut
İyi kitap okumak geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.

Benzer Konular

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

1,002BeğenenlerBeğen
751TakipçilerTakip Et
298TakipçilerTakip Et
21AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular