Romantika

Romantika – Turgut Özakman

Tür:Roman
Yazar:Turgut Özakman
Yayınlanma Tarihi:2000
Yayınevi:Bilgi Yayınevi
Karakterler

Şirin: Babasını çok seven, annesini ve ablasını mümkün olduğu kadar görmek istemeyen özgürlük düşkünü bir kızdır.

Doğan Bey: Şirin’in babasıdır. Yaşadıklarından dolayı içine kapanık bir karakterdir. Yasak aşkı Arzu’ya âşıktır. Arzu ile mutludur.

Arzu: Doğan Bey doçent iken öğrencisidir. Arzu evli ve çoçuğu olan bir kadındır.

Sanem: Şirin’in yakın arkadaşıdır.

İpek: Arzu’nun kızıdır.

Asım Efendi: Doğan Bey’in kırtasiyesinde çalışanıdır.

Konusu

Turgut Özakman’ın şaşırtıcı, eğlenceli ve karmaşık bir aşk hikâyesinin anlatıldığı romanıdır. Kitabında iki farklı kuşağın aşk hakkındaki düşüncelerini karşılaştırmıştır.

Romantika, Şirin’in babasının eski defterindeki notları çözdüğünde, yasak bir aşkın hikâyesiyle karşılaşır. 1960’larda başlayıp 1987’de biten notlarda, Ankara’nın sokaklarından parklarına, çarşılarından çay bahçelerine akan saf bir aşkın izleri anlatılıyor.

Romantika Özeti

Bir sabah telefon çalar. Arayan Şirin’in babasının adamlarından Asım Efendi’dir. Babasının kalp krizi geçirdiğini ve annesinin onu hastaneye çağırdığını söyler. Şirin, babasıyla iyi geçinen ama annesi ve ablasıyla anlaşamayan bir çocuktur. Annesinin kendisini hastaneye çağırdığını duyunca babasının durumunun ümitsiz olduğunu düşünür. Çünkü gerekmedikçe buluşmuyor ve iletişim kurmuyorlar. Hastaneye gittiğinde babasının yoğun bakımda olduğunu öğrenir.

Şirin’in babası Doğan Bey üniversitede doçenttir. Uysal ve sakin bir mizaca sahiptir. 1960 hareketine karşı olmamasına rağmen öğretim üyelerinin üniversiteden atılmasına göz yummaz ve istifa eder. Daha sonra kendi başına küçük bir kırtasiye dükkânı açar. Annesi bu duruma çok kızmaktadır. Annesi, babasının aksine, gösteriş yapmayı seven huysuz bir kadındır. Onlar gibi asil bir aileden gelmediği için kocasını sürekli küçümsüyor. Annesi, ablası ve teyzesi babasına karşı cephe aldı. Öte yandan babası yalnız bırakılmış ve içeri kapatılmıştır. Odasından saatlerce çıkmaz; Ya defterine girip hesap yapar ya da udunu çalarak kendini teselli etmeye çalışır.

Bir gün, beklenmedik bir şekilde babası iyileşti. Artık annesinin ve kız kardeşinin küçümsemesine bile kayıtsız kalmıştır. Önce bir araba aldı, ardından büyük, gösterişli bir kitapçı açtı. Bu arada Şirin’de büyümüş, üniversite öğrencisi olmuş ve bir süre sonra evlenmiştir. Ama çok geçmeden anlaşamadılar ve gittiler. Şirin özgürlüğünü çok seven bir kızdır.

1971’de askerler yönetimi ele geçirir. Şirin’in babası gözaltına alınır. Yirmi gün sonra eve döndüğünde iyice süzülmüş ve hırpalanmıştır. Öte yandan babası tekrar geri çekildi. Şirin, babasının mutsuz olmasına dayanamadığı için zaman zaman arkadaşlarını arar, bir şeyler içip sohbet eder, bazen ud çalıp eğlenirler. Şirin, annesinin ve kız kardeşinin bu kadar haksızlığa ve baskılarına rağmen bu olayların kendisini nasıl üzmediğini babasına sorar. Öte yandan babası, eski ve gizli aşkı Arzu’dan üstü kapalı bir şekilde söz eder. Kızına bir gün öldüğünde her şeyi daha detaylı anlayacağını söyler. Babasının her şeyi yazdığı bir defteri var. Şirin, babası hastanedeyken defteri bulur. Ancak her şey bir şifreleme tekniği ile not edilir. Şirin ve arkadaşı Sanem, şifreyi çözmek için çok uğraşırlar ve sonunda çözerler. Şirin, babasının hayatını okumaya başladı. Babasının gizli aşkı üniversite öğrencisidir, ilk başlarda kendini engellemeye çalışsa da duygularıyla baş edemez ve öğrencisi Arzu’ya âşık olur ama Arzu evli ve çocuklu olduğu için bu olay gerçekleşmemiştir. Başta ona yakışır ama daha sonra gizlice birbirlerine âşık olurlar. Tanıştıklarını, hatta taşındıkları evi Arzu’nun evine bakan bir binadan aldıklarını öğrenir. İlk başta kızsa da babasının mutluluğunu hatırlar ve defteri okumaya devam eder. Bu defterden arzu hakkında pek çok şey öğrenir. Takma isimlerle anlaştıklarını, Arzu’nun bazen babasının bahsettiği Albertina, bazen de Azize olduğunu öğrenir. Şirin, Arzu’nun annesini değil babasını mutlu ettiğini anlayınca bu durumu kabullenir ve Arzu’yu hiç görmemesine rağmen Arzu’ya ısınır.

Arzu, Doğan Bey’in hastanede olduğunu öğrenince Şirin, Arzu’yu arar. Doğan’ın kızının Şirin olduğunu söyler. Arzu ile Şirin arasında samimi bir sohbet gerçekleşir. Şirin’i evine davet eder. Şirin, Arzu’nun evine gittiğinde babasının iyi olduğunu, her şeyi bildiğini ve onlara yardım edeceğini söyler. O gece hastanede babasıyla kalacağını ve onları konuşturacağını söyleyerek evden çıkar. Şirin, babasıyla hastaneye gider. Defteri okuduğunu ve Arzu hakkında her şeyi bildiğini söyler. Babasına onlara yardım edeceğini söyler. Birkaç saat sonra yaptığının yanlış olduğunu düşünmeden babasıyla Arzu’yu telefonda konuşturur.

Arzu artık evden çıkmak istemektedir. Çünkü kızı İpek evlenmiş ve birlikte yaşadığı halası vefat etmiştir. Artık Arzu’yu o eve bağlayan hiçbir şey kalmamıştır. Bu sırada Doğan Bey hastaneden çıkar. Şirin ise Arzu’ya birlikte yaşamayı teklif eder. Arzu kabul eder. Doğan Bey onları ziyarete gelir ve birlikte çok keyifli akşamlar geçirirler. Birlikte, Şirin’in annesinin yanında olmadığı kadar huzurlu ve mutlular.

Romantika – Kitap Açıklaması

‘Romantika’, Turgut Özakman’ın ‘Korkma İnsancık Korkma’dan sonra, ikinci romanı.

Yine şaşırtıcı bir aşkın öyküsü. Bir aşk güzellemesi. 1960-1987 dönemine özgü çalkantılar. Sürprizler, oyunlar, dönüşümlerle dolu, gizemli bir ilişkinin gizli tarihi. Kuşaklar arası çatışmalar. Renkli, ilginç, şaşırtıcı karakterler. Kıvrak, akıcı, neşeli bir dil, yalın bir üslup.

Çok açılı bir anlatım tekniği, usta işi bir kurgu.

Konusu, kişileri, tekniği, kurgusu ile farklı bir roman.

Aşk keyifli bir işemedir! Metabolizma hastalığıdır! Afyondur! Köleliktir! Yanılsamadır!, Doğanın aldatmacasıdır! Aşk havuzunda kazlar yüzer. Yaşasın seks!”

“Kendinden başkasını sevmeyen, bedenini kutsayan, kafası yerine bilmemesi ile düşünen birinin aşkı anlamasını, övmesini beklemenin, bir kurbağadan arya söylemesini istemek kadar gülünç olduğunu bilirim.”

“Sevene yılan bile dokunmaz. Bu büyük ve önemli sözü daha duymamış olabilirsin. Çünkü az önce uydurdum. Ama bir gün kalbi olan herkesin, bu sözü benimseyeceğine inanıyorum.”

“Olayları özel bir yöntemle not ettim. Aklını çalıştırırsan kolayca çözebilirsin.”

“Her şey şu basit, çocukça, sefil işaretlerin içindeydi ve çözemiyorduk. Hani kolaydı baba?”

“Bir gün ‘aşk ihtilaldir’ demiştiniz. Bu sözün anlamını şimdi anlıyorum. Aşk gelince, gerçekten yeni bir dünya kuruluyormuş. İçimde, varlığından haberli bile olmadığım yeni duygular keşfediyorum. Eskiden göl balığıydım. Şimdi akıntıya karşı yüzen bir sazanım.”

Bin yıllık özlemle sarılmak istiyorum

Rüyalarını bile kucaklamak için.

Like
Love
Care
Haha
Wow
Sad
Angry
KitapDiyarı
KitapDiyarı
İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

BENZER KONULAR

YORUMLAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

789BeğenenlerBeğen
4,256TakipçilerTakip Et
21TakipçilerTakip Et
22TakipçilerTakip Et
55AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular