Mahur Beste

Mahur Beste – Ahmet Hamdi Tanpınar

TürYazarYayınlanma Tarihi
RomanAhmet Hamdi Tanpınar 1944
Karakterler

Behçet Bey: Romanın kahramanı, uyuşuk, ideallerden yoksun, zamanını boş ve önemsiz işlere harcayan İsmail Molla’nın oğludur. Romandaki çökmekte olan doğu kültürünü temsil eder.

İsmail Molla: Sağlam bir ahlak ve karaktere sahip örnek kadıdır. Oğlu Behçet’i istediği gibi yetiştiremeiş ve  gelini Atiye’nin intihara benzeyen ölümüne engel olamamıştır.

Ata Molla: İlmiye sınıfının çöküşünü kendi çöküşüyle ​​örnekleyen bir karakter. İlmiye sınıfının prestijini ve konumunu düşüren yeni bürokrasiyle mücadele etmek yerine geçmişi özleyen ve kendini satranca vererek kaçmayı tercih eden bir alimdir.

Sabri Hoca: İmparatorluğun çöküşünü gören ve yaşadığı dönemi “medeniyet iflası” olarak değerlendiren, şarkının çöktüğünü düşünen ve garbaya yetişmenin zor olduğunu düşünen bir aydındır. Çözümü entelektüellerin uyanışı için özgün ve ulusal bir model geliştirmede bulur.

Atiye Hanım: Padişahın emriyle Behçet ile evlenen iyi eğitimli, iyi kalpli, sadık, uzun süredir acı çeken güzel ve mutsuz bir kadındır.

Konusu

Abdülhamit dönemindeki ilmiye sınıfının hayatlarını ve dramlarını anlatan roman, Osmanlı’nın çöküşünü ve ilmiye sınıfının ailelerinin çöküşünü, çocukların babalarının yolunu takip edememelerini ve onları yönetememesini, Akademisyen sınıfının takdir yetkisinin yitirilmesi, İsmail Molla gibi alimlerin kendi dönüşümlerini gerçekleştirememesi ve çocuklarını bu yönde eğitememesi nedeniyle dönemin sorunları dile getirilmektedir.

Mahur Beste Özeti

Roman, gece yarısı uyanan Behçet Bey ile açılıyor. Yatağında kitaplar ve farklı nesnelerle dolu odasında uyanan garip bir adam olan Behçet Bey, ertesi gün gelip onunla yaşamaya başlayacak olan Cavide’yi beklemektedir. Behçet Bey, bu konu, eşyalara olan sevgisi, rahmetli babası ve eşi ve tamir bahanesiyle satın aldığı saatler hakkında düşüncelere doluyor.

Behçet Bey’in aksine, çok sert, kendine güvenen ve otoriter bir adam olan babası İsmail Molla Bey, oğlunun bir yaratılış olarak ondan çok farklı olduğunu hisseder ve ondan daha fazlasını beklememektedir. Bir süre Mekke’ye sürgün edilen ve eşinin ölümünün ardından İstanbul’a dönen İsmail Molla Bey, oğlunun Atiye Hanımefendi ile evlendirileceğini öğrenince çok şaşırır, ancak Atiye ile iyi bir dostluk oluşmaya başlar.

Bu nedenle daha önce tanıdığı Ata Molla Bey ile bir dünür olur. Kızının evliliğinden çok mutsuz olan Ata Molla Bey, kendisini sonsuz satranç partilerine verir ve daha sonraları ise  ölür.

Romanın ilerleyen bölümlerinde Atiye, eşinin siyasete karışması gerektiğini düşünüyor. Bu konuda sık sık evlerine gelen garip devrimci Sabri Hoca etkili oluyor. Behçet Bey, kendisi hakkında İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katılma kararı ile romanın anlatısının ötesine geçmeye başlar.

Ardından eser, Atiye’nin ablası Ruhsar’ın eşi Halit’e odaklanıyor. Babasının servetiyle yaşayan aylak Halit Bey’in bu serveti korumak için girdiği bir davadan sonra adalete takıntılı hale geldiği ve adeta hobi olarak dava açtığı anlatılır. Halit Bey’in Ruhsar ile evlenmesinin ardından hikaye Halit Bey’in babası Nuri Bey’e gidiyor.

Nuri Bey’in ne kadar zengin olduğu konusuna değinildikten sonra Nerkis Ayşe adında bir kadının hamama gittiği ve buranın yangında yandığı anlatılır. Nuri Bey bu olaydan sonra bir süre yataktan kalkamaz ve evlenerek daha düzenli bir hayat yaşamaya karar verir.

Romanın sonunda yazarın Behçet Bey’e yazdığı bir mektup bulunmaktadır. Yazar bu mektupta hikayenin neden ondan bu kadar ayrı olduğunu ve çalışmanın neden tamamlanmadığını açıklıyor.

Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
Önceki KonuBudala
Sonraki KonuSabahattin Ali
Kitapdiyari
İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

Benzer Konular

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

1,002BeğenenlerBeğen
751TakipçilerTakip Et
298TakipçilerTakip Et
21AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular