Ana SayfaDenemeNeden Yazıyorum

Neden Yazıyorum

Neden Yazıyorum – George Orwell

Tür:Deneme
Yazar:George Orwell
Yayınlanma Tarihi:1946
Yayınevi:Sel Yayıncılık
Konusu

İçeriği itibari ile yazarın denemelerinin yer aldığı bir eserdir. 1984 gibi çok okunan kitaplarının da alt yapılarını oluşturması anlamında bu denemeler önemli yer tutar. Çocukluğundan itibaren yaşadıklarıyla faşizmin karşısında olan yazar, İkinci Dünya Savaşından sonra şiddete ve zorbalığa bu nefreti daha da katlanır. Faşizmle mücadele etmenin ilk yolu olarak toplumun uygulayıcı sınıfının faşizm ve etkileri konusundaki farkındalığının gerekliliğinin altını çizer. Eleştirilerinden kendi ülkesi İngiltere’de nasibini alır. Küresel bir barışın İngiltere gibi büyük emperyalist güçlerin daha az gelişmiş toplumları asimile ve kontrol ederek kültürel bir birliktelik yaratmakla geleceğini savunur.

Neden Yazıyorum Özeti

Neden Yazıyorum?

Yazarın,1946 yılında yazdığı bu eser en kısa denemelerinden birisidir. Çocukluğunda yaşadığı yalnızlığı ve mutsuzluktan kaçmak için sığındığı, kendine dönük hayat tarzı onu yazmaya iter. Annesinin büyük destekleriyle şiir ve denemeler yazmaya başlar. Bu sayede okul hayatındaki başarısızlıklarının onun üzerinde yarattığı baskıdan da kurtulur. Edebi hedeflerinin ve kelimelerle arasının iyi olması dokuz yaşında bir çocuk için bakıldığında onun anlaşılmamasının nedenlerinden birisidir. Gençlik yıllarında yazmaya bir süre ara verir. Burma’da polislik yaptığı dönemde orada yaşadıkları onu tekrar yazarlığa geri iter.

Aslan ve Tek Boynuzlu At: Sosyalizm ve İngiliz Dehası

Yazarın bu denemesi kitabın en geniş kesitini kaplar. Yazar içinde bulunduğu tüm dünyayı irdelemiş ve bunu tüm açık yürekliliğiyle okuyucusuyla paylaşmıştır. Öyle ki kendi inandığı ideolojiyi bile eleştirmekten geri durmamıştır. Sosyalizm de eleştirilerinden nasibini almış, fakat yıkıcı eleştirilerden ziyade sistemin hayata geçirilmesindeki aksaklıkları ve çözüm önerilerini kapsar.

Kendisi de bir İngiliz olmasına rağmen ülkesinin siyasi yapısını sert bir dille eleştirirken çözüm yollarını da beraberinde sunar. İkinci Dünya Savaşı yıllarını ve sonrasını anlattığı yazısı elbette ki bu günlere de ışık tutmaktadır.

İdam

George Orwell, Burma’da polislik yaptığı dönemde bir mahkûmun idamına şahit olur. İnsan hayatının çok kıymetli olması gerekirken burada bir canı almak doğal ve sıradandır. İdama yürüyen kişinin son anlarında bile çamura basmamak için itinası ve küçük bir köpeğin az sonra olacakları hissetmiş gibi şirinlik yapması bile bu eylemden daha önemli addedilir. Yazar idamın gerçekleştiği dakikadan sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi insanların bir an evvel normal hayatlarına dönmesini şaşkınlıkla karşılar.

Politika ve İngiliz Dili

Yazara göre düşünce ve dil, birbirini karşılıklı olarak bozabilir. Dil, kötü kullanım, gelenek ve taklit yoluyla dejenere olur. Yabancı kelimelerin kullanımı ve güncelliğini kaybetmiş kelimeler de dilin düşmanıdır. Yani yapmacılığın demode hale getirilmesi elzemdir.

Yazarın bu anlatımıyla konuyu anlatabilmesi açısından özet niteliğindedir;

Farklılık gösterse de Muhafazakârlardan Anarşistlere kadar tüm politik partilerde politik dil, yalanların kulağa gerçek gibi gelmesi, cinayetin saygıdeğer konuma getirilmesi ve rüzgâra karşı sağlam görüntüsü vermek için tasarlanmıştır.

Neden Yazıyorum – Kitap Açıklaması

Edebiyat anlayışı hiçbir zaman politik düşüncelerinden ve gözlemlerinden ayrı düşünülemeyecek bir yazar olan George Orwell, Neden Yazıyorum ’da bir araya getirilen denemelerinde, hemen her yazarın hayatının bir noktasında kendisine sorduğu ya da başkalarının ona yönelttiği, beylik “Neden Yazıyorum?” sorusuna politik ve insani gözlemlerle yoğurduğu cevaplar veriyor. Politikacıların ipliğini pazara çıkarırken, İngiliz karakterini bir kadavra gibi parçalarına ayırırken, savaşa dair dile getirilmeyenleri dile getirirken iğneyi başkaları kadar kendine de batırmaktan sakınmıyor.  “Tüm yazarlar kibirli, bencil ve tembeldir ve yazma dürtülerinin altında bir gizem yatar. Kitap yazmak, acıdan kıvrandıran bir hastalığın uzun süren nöbetleri gibi insanı yiyip bitiren korkunç bir mücadeledir. İnsan, karşı koyamayacağı ve anlayamayacağı bir iblis tarafından itilmese kesinlikle böyle bir işe kalkışmazdı. Biliyoruz ki bu iblis herkeste vardır ve bir bebeğin ilgi çekmek için ciyak ciyak ağlamasına yol açan içgüdünün aynısıdır. Fakat yine de sürekli kendi kişiliğini gizleme mücadelesi vermediği sürece insanın okunabilir hiçbir şey yazamayacağı da bir o kadar doğru.”

 (Tanıtım Bülteninden)

Like
Love
Care
Haha
Wow
Sad
Angry
Nurhayat Akbulut
Nurhayat Akbulut
İyi kitap okumak geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.

BENZER KONULAR

YORUMLAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

789BeğenenlerBeğen
4,128TakipçilerTakip Et
21TakipçilerTakip Et
22TakipçilerTakip Et
54AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular