Çocuk Deyip Geçmeyin

Çocuk Deyip Geçmeyin – Adem Güneş

TürYazarYayınlanma Tarihi
ÇocukAdem Güneş2018
Konusu

Kitabımız 4 bölümden oluşuyor. Her bölümde birçok alt başlık bulunuyor. Bu alt başlıklar farklı konulara dikkat çekiyor.

Çocuk Deyip Geçmeyin Özeti

Zaman Akıyor Çocukluk Yılları Geride Kalıyor

Bu bölümde, bebeklerin ilk iki yıl anneleriyle uyumalarının annelere ve bebeklere sağladığı faydalara dikkat çekiliyor. Çocukların çeşitli sebeplerle kaygılanmalarının yalan söylemelerine sebep olabildiği ve bu durumun çocuklara güven duygusunun hissettirilmesiyle ortadan kalkabileceği anlatılıyor. Yaşanmış örnekler verilerek çocukların da sabrının tükenebileceği, ilgisiz anne-babaların çocuklar üzerindeki etkileri, sevgi görmeyenlerin sevgi gösteremedikleri gözler önüne seriliyor. Anne-babaların çocuklarına karşı davranışlarındaki ölçüsüzlüklerin çocukları narsistleştirdiği, çocukların ceza korkusu ile değil güven duygusu ile yetiştirilmesi gerektiği, çocukların karşı karşıya kaldıkları hatalı tutumların onların özellikle aileleri dışındaki bireylerle aktif iletişim kurmalarına engel olduğu anlatılıyor. Küçükken ekilen suçluluk duygusunun tohum olarak kalmadığı, giderek büyüyüp sökülemeyecek hale geldiği, böylece yetişkinlik yıllarında büyük sorunlara sebep olduğu görülüyor. Çocukların değersizlik hissine kapılmalarını önlemede ve iradelerini geliştirmelerine yardımcı olmada anne-babaların, öğretmenlerin ve çocuklara müdahalede bulunan diğer kişilerin etkilerine dikkat çekiliyor. Çocuklara paranın kıymetini öğretmenin gerekliliği ve onların kıymet bilerek tasarrufu öğrenmelerinin hayata dâhil olmalarıyla mümkün olabileceği, bunun için de tatillerin değerlendirilebileceği anlatılıyor.

Her Çocuk Özeldir

Bu bölümde, bütün çocukların farklı olduğu ve çocuk eğitiminde bu farklılıkların dikkate alınması gerektiği anlatılıyor. Yetişkinlerin çocuklar üzerinde olumlu etki bırakabilmeleri için çocuklarla aralarında güven bağı kurmaları, çocukların hatalarına hoşgörüyle karşılık vermeleri ve çocuklara karşı büyüklenmemeleri gerektiği anlatılıyor. Oyunun, çocukların hayatlarındaki önemine dikkat çekiliyor. Bütün çocukların farklı yeteneklere, ilgi alanlarına ve zekâ türlerine sahip olduğuna, bu farklılıklar dikkate alınmadığında ortaya çıkacak sorunlara dikkat çekiliyor. Yetişkinlerin çocuklara karşı mahcubiyet hissini yitirmelerinin sorunlara neden, çözümlere ise engel olduğu görülüyor. Çocukların aşırı ev ödevleriyle bunaltılarak haksızlığa uğratıldığı, çocuklara ilk olarak eğik el yazısı öğretilmesinin ve sınav sistemlerinin sebep olduğu sorunlar gözler önüne seriliyor. Eğitimde şiddet ile şefkatin oluşturduğu farklılıklara değiniliyor. Çocukların binicilik, okçuluk gibi sporlarla sosyalleşmelerinin faydaları üzerinde duruluyor. Hayatta derslerden ve sınavlardan daha önemli şeyler olduğu çok acı bir örnek ile hatırlatılıyor. Okul servislerinin çoğu zaman maddi anlamda önemsendiği kadar manevi anlamda önemsenmediği, bu durumun da çocuklar üzerinde ciddi olumsuz etkilere sebep olduğu örneklerle anlatılıyor.

Annelerin de Bir Çocukluk Öyküsü Var

Bu bölümde anneyle güvenli bağlanmanın gerçekleşip gerçekleşmemesinin yetişkinlik dönemlerindeki etkileri üzerinde duruluyor. Eşlerin sağlam kişiliklerinin olmasının evliliğe olumlu etkileri, aksi durumda ise sebep olduğu zararlar anlatılıyor. Sorunlar karşısında desteğe ihtiyaç duyan kişilerin herhangi bir kişiden değil de bir uzmandan yardım almasının yanında, yardım alacağı uzmanın kendisinin inançlarına, ahlaki ve kültürel yapısına ne kadar uygun ve saygılı olduğunun önemi görülüyor. Tek çocuk yetiştirmenin zorluğu ve kardeş sayısının çocuk gelişimini nasıl etkilediği anlatılıyor. Anne-babaların çocuklarını olumsuz etkileyen davranışlarını çocukluk döneminde değiştirmeleri doğrudan çocuklara etki ettiği halde, çocuklar ergenlik dönemindeyken oluşan değişimlerin çocukları doğrudan etkilemediği anlatılıyor. Anne-babaların sorunlu davranışlarının olabildiğince erken ortadan kaldırılması gerektiği görülüyor. Anne-babaların çocuklarına, kendi çocukluk anılarını samimiyetle anlatmalarının önemi ve olumlu etkileri hatırlatılıyor.

Bayram Yaşanmak İstenirse Bayram Olur

Bu bölümde, eski bayramlar diye iç geçirilmesine, eskiden bayramların eş-dost-akrabayla coşku ve samimiyetle kutlanırken şimdilerde samimiyetten uzak kutlama mesajları ve zoraki ziyaretlerle geçiştirilmesinin neden olduğu gözler önüne seriliyor. Çocukların belli bir yaşa kadar hayal ve gerçeği birlikte yaşadıklarının göz önünde tutulması ve kusurlarının yüzlerine vurulmaması gerektiği anlatılıyor.

Kendileriyle birlikte dertleri de büyüyen çocuklarımızda karşılaştığımız soru ve sorunlar için çocuk deyip geçmeden bu kitabı okuyabilirsiniz.

Çocuk Deyip Geçmeyin – Kitap Açıklaması

“Ne kadar değerli insan gördüysem onların çocuğa değer verdiğini de gördüm.

Çocuğa değer vermek bir lütuf değil, insan olmanın gereğidir. Bu gerekliliğe önem veren ebeveynlerin çocukları hayatla barışık yaşar. Yeri geldiğinde coşkuyla gülebilen, gerektiğinde hüzün duyabilen çocuklardır onlar. Gözleri ışıl ışıl, ‘insan olmanın değerini’ duyarak yaşamış çocuklar…

Ne kadar sorunlu çocuk gördüysem, hepsinin ‘çocuk deyip geçilmiş’ olduğunu da gördüm.

Çocuk deyip geçmemek için çocuğun kim olduğunu bilmek gerekir.

Çocuk kimdir ve nasıl yaşar? Kişiliği nasıl gelişir? Duyguları nasıl oluşur?”

Adem Güneş Çocuk Deyip Geçmeyin’de bir çocuğun gözünden bakıyor hayata. Her bölümde yeni düşünce ufukları geliştiriyor. Kimi zaman “Dikkat dağınıklığı yoktur, o zaten çocuğun normal halidir” diyor, kimi zaman “çocuk eğitiminin ceza ile olamayacağına” dikkat çekerek yetişkin-çocuk ilişkisinin temeli olan “güven” duygusunun altını çiziyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Toplam: 2 Ortalama: 4]
Kitapdiyari
İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

Benzer Konular

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

1,002BeğenenlerBeğen
751TakipçilerTakip Et
298TakipçilerTakip Et
21AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular