Ana SayfaAraştırma - TarihKur'an İncil ve Tevrat'ın Sümerdeki Kökeni

Kur’an İncil ve Tevrat’ın Sümerdeki Kökeni


Kur’an İncil ve Tevrat’ın Sümerdeki Kökeni – Muazzez İlmiye Çığ

Tür:Araştırma – Tarih
Yazar:Muazzez İlmiye Çığ
Yayınlanma Tarihi:2015
Yayınevi:Kaynak Yayınları
ISBN:9786058110717
Konusu

Kitap, Sümer uygarlığı ile semavi dinlerin kutsal metinleri arasındaki olası tarihsel ve kültürel bağlantıları konu alır. Sümer mitolojisi ve çivi yazılı tabletlerde yer alan anlatılar ile Tevrat ve Kur’an gibi metinlerdeki bazı kıssalar arasındaki benzerlikleri inceleyerek, bu dinlerin oluşumunda Mezopotamya kültürünün etkili olmuş olabileceğini ileri sürer.

Kur’an İncil ve Tevrat’ın Sümerdeki Kökeni Özeti

Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni, Muazzez İlmiye Çığ tarafından yazılmış olup Sümer uygarlığı ile semavi dinlerin kutsal metinleri arasındaki olası tarihsel ve kültürel bağlantıları inceleyen bir çalışmadır. Ayrıca akademik verilerle popüler yorumları da bir araya getirir.

Kitap, insanlık tarihinin en eski yazılı belgelerini oluşturan Sümer tabletlerinden hareketle, Mezopotamya’da ortaya çıkan mitolojik anlatıların ve düşünce kalıplarının daha sonraki dönemlerde ortaya çıkan Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın kutsal metinlerine ne ölçüde yansımış olabileceğini sorgular.

Çığ, Sümerlerin yazıyı icat eden ve ilk şehir uygarlıklarını kuran toplum olarak, yalnızca teknik ve sosyal gelişmelerde değil, aynı zamanda dini düşüncenin şekillenmesinde de belirleyici bir rol oynadığını ileri sürer.

Kitap boyunca özellikle Sümer mitolojisinde yer alan anlatılar ile Tevrat, İncil ve Kur’an’daki bazı kıssalar arasındaki benzerlikler dikkat çekici biçimde ele alınır.

Bu bağlamda en çarpıcı örneklerden biri, Gılgamış Destanı’nda geçen tufan hikâyesi ile Tevrat ve Kur’an’da yer alan Nuh tufanı anlatıları arasındaki paralelliktir.

Çığ, bu benzerliklerin tesadüfi olmaktan çok, Mezopotamya kültürünün sonraki toplumlara aktarılmasıyla açıklanabileceğini savunur. Aynı şekilde insanın yaratılışı, tanrı-insan ilişkisi, ölüm ve ölümsüzlük arayışı gibi temaların da Sümer metinlerinde erken biçimleriyle bulunduğunu ve bu temaların daha sonra farklı dinî geleneklerde yeniden şekillendiğini ileri sürer.

Kitapta ayrıca Mezopotamya’daki hukuk sistemleri, özellikle Hammurabi yasaları ile Tevrat’taki bazı ahlaki ve hukuki düzenlemeler arasında da paralellikler kurulmakta ve bu durum kültürel sürekliliğin bir göstergesi olarak yorumlanmaktadır.

Ancak Çığ’ın yaklaşımı yalnızca benzerlikleri göstermekle sınırlı kalmaz; aynı zamanda bu benzerliklerin tarihsel bağlamını da açıklamaya çalışır. Mezopotamya’nın farklı uygarlıklar tarafından sürekli olarak devralınan ve dönüştürülen bir kültür havzası olması nedeniyle, Sümerlerden Akadlara, Babillilere ve oradan da İsrailoğullarına uzanan bir etkileşim zinciri olduğu vurgulanır.

Özellikle Babil sürgünü döneminde Yahudi toplumunun Mezopotamya kültürüyle yoğun temas kurmasının, kutsal metinlerin oluşum sürecinde etkili olmuş olabileceği görüşü dile getirilir. Bu çerçevede kitap, kutsal metinlerin tamamen bağımsız ve izole biçimde ortaya çıkmadığını, aksine daha eski anlatıların ve kültürel birikimlerin izlerini taşıyabileceğini savunur.

Bununla birlikte, modern akademik çalışmalar bu tür benzerlikleri büyük ölçüde kabul etmekle birlikte, bunların doğrudan bir “kopyalama” ya da tek yönlü bir türeme anlamına gelmediğini özellikle vurgular. Sümer mitleri ile kutsal metinler arasındaki ilişkiler daha çok ortak coğrafya, kültürel etkileşim ve sözlü anlatı geleneklerinin zaman içinde dönüşmesiyle açıklanır.

Bu nedenle Çığ’ın kitabı, güçlü bir tarihsel tartışma zemini sunmasına rağmen, bazı çıkarımlarında yorumun verinin önüne geçtiği eleştirilerine de açıktır. Özellikle kutsal kitapların kökenini doğrudan Sümerlere bağlayan ifadeler, akademik dünyada daha temkinli karşılanmakta ve genellikle daha karmaşık bir etkileşim süreci önerilmektedir.

Sonuç olarak bu eser, Sümer uygarlığının insanlık tarihindeki merkezi rolünü ve Mezopotamya’nın kültürel mirasının sonraki dinî gelenekler üzerindeki olası etkilerini anlaşılır bir dille ortaya koyarken, okuyucuya kutsal metinlerin tarihsel arka planını sorgulama imkânı sunar.

Kesin hükümler vermekten ziyade, geçmiş uygarlıklar ile dinler arasındaki bağlantıları düşünmeye teşvik eden bir çalışma olarak değerlendirilmesi daha dengeli bir yaklaşım olacaktır.

Kur’an İncil ve Tevrat’ın Sümerdeki Kökeni – Kitap Açıklaması

Sumerliler, bu dinlerin çıkışından yüzlerce hatta binlerce yıl önce, siyasal yaşamlarını yitirmişlerdi. Ancak, Sumerliler, İcat ettikleri ve istenileni yazacak biçimde geliştirdikleri yazılarıyla, Ortadoğu kavimlerini etkileri altına olmışlar ve bu etki Batı dünyasına kadar uzanmıştır.

(Tanıtım Bülteninden)

💬
İçeriği nasıl buldun?

Tek dokunuşla tepkini bırak, diğer okurlar da görsün.

👏
1
😍
0
😢
0
😡
0
👍
0
👎
0
Okur tepkileri içerik kalitesini görmemize yardımcı olur.
Sinem Ezgi Akbulut avatar
Yazar 175 içerik Şu anda aktif değil
Okur - Yazar - Çizer

Yorumlar

Abone
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle