Ermiş’in Aşk Mektupları – Paulo Coelho
| Tür: | Günlük-Anı |
| Yazar: | Halil Cibran, Paulo Coelho |
| Yayınlanma Tarihi: | 2025 |
| Yayınevi: | Can Yayınları |
| ISBN: | 9789750766374 |
Konusu
Kitap, aslında Paulo Coelho’nun “yazdığı” bir roman değil, Halil Cibran ile Mary Haskell arasında 1909–1924 yıllarında geçen mektuplaşmaların Coelho tarafından derlenip sunulduğu bir kitaptır. Mektuplar, ikisinin aşkını ve dostluğunu anlatırken aynı zamanda Ermiş gibi eserlerin arka planındaki yaratım sürecine, yalnızlığa, sanata ve ilhama dair çok kişisel bir zaman kapsülü sunar.
Ermiş’in Aşk Mektupları Özeti
Paulo Coelho, Halil Cibran’ın yazdığı Ermiş kitabını hayatının birkaç döneminde okur ve her okuduğunda bu kitaptan daha da çok etkilenir. Ardından Halil Cibran’ı daha da çok araştırır. Bir gün Paulo Coelho’nun Lübnanlı bir arkadaşı onun mektuplarıyla- bugün farklı biçimlerde ve kitaplarda yayınlanmış yazışmalarla- tanıştırır.
Paulo Coelho “İnsan sevdiği zaman ruhunu açığa vurur; ben de Halil Cibran’ın iç dünyasını Mary Haskell’le olan mektuplaşmalarında buldum.” der ve bazı cümleleri işaretleyerek daha da derinlere iner.
Cibran hayatının büyük bir kısmını resim sanatına adamış olsa da dünya çapındaki ününü kitapları sayesinde kazanmıştır. Halil Cibran hayatının son döneminde Barbara Young ile beraberdir ve Cibran’ın ölümünden birkaç gün sonra mektuplar neredeyse yok olacaktır. Barbara mektupların Mary’nin himayesine geçmesini istemez. Mary ısrarları doğrultusunda mektupları alır ancak okuduktan hemen sonra yakacağını ile ilgili Barbara’ya söz vermesine rağmen sözünü tutmaz ve 600’ü aşkın mektup Güney Carolina Üniversitesi’nde koruma altına alınır.
Paulo Coelho bunu şu şekilde ifade eder: “Sanırım derinlerde bir yerde, bir gün tüm bu kişisel mektuplarının yayımlanacağını biliyordu ve kendini bütünüyle hiçbir efsane yaratma çabasına girmeden, olduğu gibi anlatmak istemişti.”
Kitabın temelde derdi, “Ermiş”teki bilge sesin arkasındaki insanı, yani Cibran’ın kırılganlığını, yalnızlığını, üretim sancısını ve sevme biçimini,okura yaklaştırmaktır. Bunu yaparken de aşkı sadece romantik bir duygu olarak değil, iki kişinin birbirinin hayatına yoldaşlık, akıl, editörlük, destek ve cesaret olarak karıştığı uzun soluklu bir bağ şeklinde gösterir.
Mektuplar, Cibran’ın iç dünyasındaki dalgalanmaları (coşku-kuşku, kendine güven–kendini sabote etme, yücelik arayışı–gündelik kaygılar) görünür kılarken Haskell’in de bu dalgalar karşısında sadece “sevgili” değil, aynı zamanda dengeleyici bir güç, maddi manevi güven veren bir muhatap ve Cibran’ın yazarlığını ciddiyetle takip eden bir ortak gibi durduğunu hissettirir. Bir yandan iki kişi arasındaki yakınlık ve özlem, uzaklıkla sınanan bir ilişki ritmi olarak akar, diğer yandan “sanat nasıl olur?” sorusu kitabın alt damarına dönüşür.
Cibran’ın kendini bir işe adayışı, yazarken duyduğu kaygı, metnin olgunlaşmasını bekleme sabrı, bazen de “okur, şöhret, geçim” gibi dünya meseleleriyle boğuşması, Haskell’in ise hem sevgiyle hem gerçekçilikle ona alan açması, gerektiğinde toparlaması, gerektiğinde itiraz etmesi…
Böylece okur, bir büyük eserin tek başına bir dehanın içinden “aniden” çıkmadığını; çoğu zaman bir ilişkinin içinde, birinin diğerine tuttuğu ışıkla büyüdüğünü görür. Bu yazışmalar, “Ermiş”in ardındaki insani hikayeyi ve iki kişinin birbirinin hayatına nasıl yön verdiğini gösteren bir zaman kapsülüdür. Ayrıca Fondation Paulo Coelho kaydı, derlemenin amacını “The Prophet’ın arkasındaki insanı görmek” diye çerçeveler ve mektupların Coelho tarafından seçilip derlenerek yayıma hazırlandığını açıkça belirtir;
Kitabı okurken okurun elindeki metnin, tüm mektupların eksiksiz arşivi değil, belirli bir kurgu/akılla seçilmiş bir seçki olduğunu bilmesi önemlidir. Kısacası kitap, bir “aşk hikâyesi” gibi okunabilir ama asıl gücünü, aşkın içindeki emekten alır. Sevilme ihtiyacı, görülme arzusu, yaratma sancısı, mesafe, sadakat ve iki insanın birbirini hem incitmeden hem de gerçeği saklamadan büyütme çabası… Hepsi mektupların gündelik, doğrudan ve çoğu zaman çok çıplak tonunda yan yana durur.
Elinizdeki kitap, yüzyılları aşan bir diyalog, keşfedilen bir miras: Coelho’nun ellerinde yeniden can bulan, Cibran’ın kalbinden yükselen, Mary Haskell’in varlığıyla tamamlanan bir aşk ve ilham hikâyesi.
Ermiş’in Aşk Mektupları – Kitap Açıklaması
Cibran’ın kaleminden dökülen kelimeler, Mary Haskell’e yazılmış mektuplarda aşkın ve sanatın en çıplak halini bulurken, bir sanatçının yaratım sancılarını, insan ruhunun özgürlük arayışını ve Ermiş’in ardındaki içsel yolculuğu da gün ışığına çıkarıyor. Coelho ise bu mektupları özenle derleyerek iki ruh arasındaki o derin sevgiye ve dostluğa, yüzyılların ötesinden yankılanan nadir bir aşka kulak vermemizi sağlıyor.
“İnsan sevdiği zaman ruhunu açığa vurur;
ben de Halil Cibran’ın iç dünyasını Mary Haskell’le
olan mektuplaşmalarında buldum.”
Paulo Coelho
(Tanıtım Bülteninden)


