Tahsin Yücel Sözleri

Tahsin Yücel Sözleri

Belki de günü yaşamanın önemini kavramak için hangi yılın hangi ayında ve hangi gününde olduğumuzu her sabah üst üste on kez yinelemek gerek!

İnsanlar kafamı çok karıştırdı: yeryüzünde işim ne, bilemiyorum, şu yaşadığımız yaşama bir anlam veremiyorum, insanların çoğu davranışlarına akıl erdirmekte güçlük çekiyorum.

Doğruyu söylemek doğru olmaya yetmiyor, doğru olmak da doğruyu söylemeye.

Bilirsiniz, hocam, gazeteler yalnızca üç şeyi yazar: olması gerekeni, olmaması gerekeni, bir de hiç olmayanı. Ben bir gazetenin hiçbir şeyi olduğu gibi yazdığını görmedim.

Ama sen de herkes gibisin: üstesinden geliyorsun da altından kalkamıyorsun, tıpkı benim gibi.

Türkiye özgür bir ülke, bir demokrasi cenneti,” dedi: “Her şeyini satabilir, donunu bile.

Buramıza geldi artık, her şeyimizi bozuyor, yozlaştırıyor, elde kalanını da satıyorlar, ulusça esir pazarına çıkarılmadığımız kaldı.

Düşüncede doğan yaralar bedenin derinlerindeki yaralardan çok daha sızılı, çok daha ölümcül olabiliyordu.

Türkiye’de özgür insanın durumu salgın hastalık karşısında sağlam insanın durumuna benzer, her an bir hastane odasında uyanabilir.

Açık gerçekleri görmekte her zaman ağır kalmış bir toplumda gerçek değerler olsa olsa rastlantıyla saygınlığa erişebilir.

Adalet de tüm mallar gibidir, zaman zaman karaborsaya düşer, el altından sağlanır. Biraz pahalıya mal olur o zaman, her iki yana da, ödeyene de, ödettirene de.

Öyle görünüyor ki dil yalnızca bayağı, sıradan, iletilebilir şeyler için yaratılmıştır. Kişi sırf konuşmakla bile bayağılaştırır kendini.

Doğru tuhaf bir şeydir, hiçbir zaman aranmaz, bazı bazı kaşıkta çıkan bir taş, oltaya takılan bir eski pabuç gibi beklenmedik, istenmedik zamanlarda karşımıza çıkıp keyfimizi kaçırır.

Çok korkunç bir düş görmüştü, ama ister korkunç olsun ister gülünç, her şey olabilirdi bir düşte.

Belki de günü yaşamanın önemini kavramak için hangi yılın hangi ayında ve hangi gününde olduğumuzu her sabah üst üste on kez yinelemek gerek!

Tahsin Yücel Alıntıları

Yalan

Deliyi tımarhaneye koymuşlar da dünya varmış demiş.

Bu ülkenin insanları belki hiçbir zaman böylesine umutsuz olmamışlardı. Umut bağlayacakları hiçbir şey yok, ne bir insan, ne bir öğreti…

Sayın hocam, romanlarda ve filmlerde neden hep zengin adamlar yoksul ve bilgisiz kızlara vurulur?

Dünyanın çivisi gevşemiş, çıkmak üzere, hâlâ anlayamadınız mı?

Seçme olanağı bulunsaydı, hiç kuşkusuz daha derin bir sessizliği ve daha köklü bir devinimsizliği yeğlerdi.

Gökdelen

Şu anda söyleyebileceğim bir şey varsa, o da seni çok sevdiğim.

Öyle sanıyorum ki her çağın doğruları kendine göre oluyor, efendim. Bizim çağımızın doğrusu da saltık bencillik.

Her dakika değişiyoruz, yaşam sürekli bir değişim.

İnanmak, inanmamak, bunlar çoktan kapanmış bir dönemin kavramları: artık hiç kimse hiçbir şeye inanmıyor.

Çağımızın bir gerçeği de temel gerçeklerin söylenmemesi, efendim. Yoksa canına okurlar adamın.

Tufan kavganın şiirini yazardı, ama kavga etmesini bilmezdi, her şeyden önce ozandı.

Hiçbirimiz bu çöküşün önünde duramıyoruz; tam tersine, hepimiz bu korkunç gidişe katkıda bulunuyoruz.

Her şeyin özelleştirilmiş, her şeyin para babasına bırakılmış olduğu bir ortamda yargı genel gidişin dışında kalamazdı. Sence kalır mıydı?

Kumru İle Kumru

Burada düşünemiyorum, yalnız anımsıyorum, bir de özlüyorum. Diyeceğim hep eskiye, hep geriye gidiyorum yavrum. Bu yüzden ölemiyorum da.

Babasının kekliklerine benzetiyordu kendini, özgür yaşamak için yaratılmışken insan eline düşüp kafese kapatılmış gibi bir duygu vardı içinde.

Ama böyle oldu bu işler: namuslu olmanın yolu da namussuzluktan geçiyor: suç bizde değil.

Yazın, Gene Yazın

Yazar ikti­darın karşısında, patronun karşısında, güncelin, ünün, paranın, herkesin, her şeyin karşısında diz çökmeden, ayakta yazan kişidir. Karşısında, ya­nında, varlığından bile habersiz, ama hep ayakta!

Folklor, soğanın cücüğü gibi, yoksulun zen­ginliğidir!

Büyük romancı Balzac’tır… Yeteneğini oluşturan şey değiştirim gücüdür, bu değiştirimin ulaştığı niteliktir; hiç kuşkusuz bir ozandır. Ve burada Zola Balzac’in eşiti değildir.

İnsanlar İçinde Bir İnsan

Bu dünyada çektiklerim yeterdi, bu dünyanın sorunları yeterdi. Çözemeyeceğimi önceden bildiğim sorunlar üzerinde kafa patlatmam budalalık olurdu.

Peygamberin Son Beş Günü

Tek çelenk bulamadığı gibi, taze bir mezar da göremedi. Taze gibi görünen bir mezar vardı ya hem taşında bir kadının adı yazılıydı, hem de bu kadının daha ölmediği anlaşılıyordu.

Oku, / yaz, / boz, / bağır, /çağır! / Bütün kuvvetinle nefes al…

Tahsin Yücel’in Hayatı ve Eserlerine Bakmanızı Öneririz.

Sayfamızda Tahsin Yücel’in hayatı ve eserleri yer alır.

Like
Love
Care
Haha
Wow
Sad
Angry
Kitapdiyari
İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

BENZER KONULAR

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

Sosyal Medya

988BeğenenlerBeğen
983TakipçilerTakip Et
114TakipçilerTakip Et
403TakipçilerTakip Et
29AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular