İFA: İnsanın Fabrika Ayarları

İFA: İnsanın Fabrika Ayarları – Sinan Canan 

TürYazarYayınlanma Tarihi
YeniSinan Canan 2019
Konusu

Gelişen sanayi, besin çeşitliliği ve imkanlar sayesinde yaşam şekli ve dolayısıyla “fabrika ayarları” değişen insanın doğasından ne kadar uzaklaştığı ve bu ayarlara geri dönebilmek için neler yapılabileceği bilimsel bir şekilde ele alınarak bu konular insanın evrimsel süreci ışığı altında anlatılmıştır.

İFA: İnsanın Fabrika Ayarları Özeti

Canlılık birbirine incelikle bağlı bir sistemdir. Biyoloji bilimi sayesinde birbirine çok uzak gözüken canlıların birbirleriyle yakın bir ilişkide olduğunu bilebiliyoruz. İnsanın fabrika ayarlarını anlamak da bu incelikli bağı anlamak ve bu perspektifte birbirine bağlı olan sistemi anlamakla başlamaktadır. Binlerce yıldır inşa etmiş olduğumuz medeniyet ve bu bağlamda gelişen kültürel ve fiziksel alışkanlıklar, tabiat gereği sahip olduğumuz bir insanlık algısı ve alışkanlıklarıyla karşı karşıya getirebilir. Vücudumuzun fabrika ayarları teknoloji ile aynı hızda gelişmiyor. Dolayısıyla bizim insan olarak kendimizi tanımamız ve fabrika ayarlarımıza uygun bir yaşam tarzı geliştirmemiz gerekmektedir ve bu ayarlara ne kadar adapte bir yaşam tarzı sürdürülürse o kadar sağlıklı ve doyum sağladığımız bir yaşam tarzına sahip olunmuş olur.

İFA-1: Hareket

Yerleşik yaşam düzeni ve tarım süreçlerinden önce insanoğlu dünya yüzeyine yayılma süreçlerinde en büyük avantajlarından biri olan bedensel hareket becerisini kullanmıştır. İnsanın sahip olduğu bu bedensel beceri onun yüksek kas dokusu ve eklem hareketliliğinden gelir. Bu becerilerimizi kullanmamamız fabrika ayarlarımıza uygun olmadığından fiziksel ve ruhsal olarak insanoğlunu olumsuz yönde etkilemektedir. Gelişen teknoloji ile beraber özellikle şehirli insanlar fiziksel yorgunluktan ziyade zihinsel yorgunluk yaşamakta ve hareketsizliğin getirdiği sağlık sorunları ile karşı karşıya kalmaktadır. Rahat bir egzersiz düzeni ile bile var olan insülin direncinin azaldığı, klinik olmayan hafif depresyonun hızla düzeldiği, yaratıcı düşüncelerin arttığı ve genel zihin ve beden enerjisinin yükseldiği bilimsel bir gerçektir. Ancak modern şehir insanlarının hareketi sürdürülebilir bir şekilde hayatına adapte etmesi bunun için bir motivasyona sahip olması ile mümkündür. Bir motivasyon kaynağı olmadan spor salonlarında saatlerce hareket etmeye zorlamak insanın doğasına aykırıdır. Atalarımız avlanma, beslenme, taşıma gibi işlerle gün içerisinde hareket etmek zorundaydılar. Bu sebeple aralıklı, zorlamalı, bolca dinlenmeli ve düzenli olmayan bir hareket tarzı geliştirmek fabrika ayarlarımıza daha uygundur. Zira insan vücudu düzen içerisinde strese gireceğinden “kaotik” yani bedeni aralıklarla şaşırtan bir yaşam stili vücut için daha faydalıdır.

İFA-2: Az, Çeşitli ve Aralıklı Yemek

Modern şehir yaşamına adapte olan insanların beslenme alışkanlıkları uzak atalarımızınkinden çok uzaktadır. Aşırı enerji tüketen ve diğer canlılara göre daha büyük bir zihin yapısına sahip olan insan en büyük yeniliklerinden birini beslenme konusunda yapmıştır. Tarımın icadı ve endüstriyel gıdanın keşfiyle beraber insanlık zahmetsiz bir şekilde bol bir besin kaynağına ulaşabilmektedir. Önceden gelişmiş bir yağ depolama sistemi ve hızlı metabolizma insanın hayatta kalma direncini arttıran bir avantajdı ancak hareketsizlik ve şeker yoğunluklu endüstriyel gıdalar sebebiyle bu avantajlar büyük dezavantajlara dönüşmüştür. Oysa beslenmemiz için en önemli gerekliliklerden biri açlık hissidir. Günümüz endüstriyel gıdaları bu açlık ayarlarla bozulmuştur. Ancak belirgin bir hastalık durumu yoksa bu ayarlara geri dönüş aralıklı yeme düzeniyle mümkün olmaktadır. Beden açlık durumunda bedendeki fazla yağ depolarını ve bozulmuş hücreleri tüketerek vücuda fayda sağlamaktadır. Açlık hissi son derece önemli olduğundan tam olarak acıkmadan beslenmemek gerekir. Özellikle hareketli bir yaşam tarzı yoksa enerji açığı oluşmayacak ve yüksek şeker ve karbonhidrat içerikli gıdalar kilo alımına ve çeşitli kronik hastalıklara neden olacaktır.

Kronik ve metabolik hastalıkların çoğu arzu ettiğimiz hemen her şeye hızlıca ulaşmaya çalışmamız sonucu ortaya çıkar. Sabırsız olma durumu da insanın fabrika ayarlarında mevcuttur ancak gerçekte neyi, neden istediğimizi salt haz peşinde koşmadan sorgulayarak fabrika ayarlarımıza dönmek mümkündür. Bu nedenle kendini anlamak ve vücut donanım yapısını makul bir oranda biliyor olmak sağlıklı yaşam yolundaki en önemli kapıdır.

Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Toplam: 4 Ortalama: 4.8]
Önceki KonuEn Uzağından Unutuşun
Sonraki KonuGizli El
Sinem Ezgi Akbulut
Okur - Yazar - Çizer

Benzer Konular

1 Yorum

Abone ol
Bildir
guest
1 Yorum
En eski
En yeni En çok oy alan
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin
Selcan
Selcan
4 ay önce

Bilgilendirici bir makale olmuş ellerinize sağlık.

Sosyal Medya

1,002BeğenenlerBeğen
751TakipçilerTakip Et
298TakipçilerTakip Et
21AboneAbone Ol

Günün Kitabı

Editör Seçimleri

Popüler Konular

Son Konular